(4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı Emel Tümtürk vekili Avukat Tayfun Şanlı tarafından, davalı Selcen Güleryüz ve diğerleri aleyhine 27/05/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş ve karar davalılardan Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan Selcen Güleryüz ile aynı evde oturdukları sırada Selcen Güleryüz'ün kendisine ait kredi kartını çalarak alışveriş yaptığını, hakkında ceza davası açıldığını öğrenen Selcen Güleryüz'ün bir mizansen uydurarak, her nasılsa hayati tehlike geçirmeyecek biçimde yaralanmasını bahane edip gerçek olmayan hakaret ve iftirada bulunduğunu, hakkında yazılanların tümünün yalan olduğunu, diğer davalılar Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı AŞ'nin Selcen Güleryüz tarafından anlatılan hikayenin gerçek olup olmadığını araştırmadan adını yazarak hedef gösterdiklerini, yaptıkları haberin ulusal basında özel hayatı ile birlikte yayımlandığını, hakkında soruşturma açıldığını, geçici olarak il dışında görevlendirildiğini, sicilinin bozulduğunu ileri sürerek kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemiştir.
Davalılardan Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı AŞ ise haberin, diğer davalı Selcen Güleryüz ile eşinin açıklamaları olup yorumsuz aktarıldığını, davacının hedef alınmadığını, haber verme ve eleştiri sınırları içinde bulunduğunu, davacının kredi kartını çaldığı iddiasıyla Selcen Güleryüz hakkında şikayetçi olduğunu, Selcen Güleryüz'ün yaralanıp hastaneye kaldırıldığı gerçek olduğundan haberde hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılardan Selcen Güleryüz'ün beyanına göre yapılan haber konusu olayın diğer davalılar tarafından herhangi bir araştırma yapmadan yayımlandığı, hiçbir araştırma yapmadan sadece iddia edilen beyana göre haber yapılmasının görünürdeki gerçekliğe uygun haber yapıldığını kabule imkan bırakmadığı, davacının sevgilisi olan Levent Komiser ile birlikte karakola gittiğinin belirtilmesinin öz ve biçim dengesini bozduğu benimsenerek tüm davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalılardan Selcen Güleryüz'ün 22.03.2003 günü davacının kredi kartını izinsiz alıp kullandığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan dolayı cezalandırıldığı, daha sonra Selcen Güleryüz hakkında düzenlenen 26.05.2003 günlü adli raporda muhtemelen delici alet ile oluşabilecek karın ön bölgesinden yaklaşık 0.3 santimetrelik giriş deliği olan ve yara kapanması oluştuğundan derinliği tespit edilemeyen cilt yaralanmasının 7 gün mutad iştigaline engel oluşturacağının belirtildiğini, Selcen Güleryüz'ün poliste verdiği 24.05.2003 günlü ifadesinde evin zilinin çalınması üzerine kapıyı açtığında eli bıçaklı bir kişinin boğazını sıkarak Emel'in kredi kartı borcu ödenecek, yoksa size gösteririm dediğini Emel Tümtürk'ün nerede olduğunu sorduğunu, evine bir kişinin gelmesinde Emel Tümtürk'ün bilgisi bulunduğunu ileri sürdüğü, 27.05.2003 günlü ifadesinde de ben Emel'in arkadaşıyım, eşyalarını almaya geldim diyen bir bayanın zili çalması nedeniyle kapıyı açtığında 24.05.2003 günü gelen 24-25 yaşlarında esmer, uzun boylu, kırmızı kareli gömlek ve kot pantolonlu bir kişinin içeri girip sen daha akıllanmadın mı? diyerek şişe benzer bir cismi karnın sol tarafına soktuğunu söylediği, davacı hakkında müessir fiile azmettirme suçundan takipsizlik kararı verilerek asıl fail hakkında daimi arama kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Davacılardan Selcen Güleryüz'ün yukarıda açıklanan anlatımları ve yaralanması nedeniyle düzenlenmiş bulunan adli rapor gözetildiğinde, davalılar Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı AŞ tarafından hazırlanan ve yayımlanan haberin bu davalılar yönünden görünen gerçekliğe uygun olduğu, yerel mahkemece görünen gerçeklik ile öz ve biçim dengesine uygun bulunmayan olguların haberin yan unsurları olup davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda açıklanan yönler gözetilerek, davalılar Teslime Tosun, Pelin Tekeş ve Doğan Haber Ajansı AŞ hakkındaki istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, bu davalılar yönünden de istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy