(818 S. K. m. 49)
Dava: Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının 08.12.2006 günlü dava ve 13.12.2006 günlü hakimin reddi istemini içeren dilekçelerde yer alan En ilkel hukuk düzenlerinde bile görülmeyecek bu açık haksızlık davalı yargıcın taraflı tutumunu açıkça ele vermiştir. ve Yine tüm meslektaşlarının ifade ettiği gibi S.Ö. yönlendirilmeye ve etki altında kalmaya müsait bir yapısı vardır. biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Yerel mahkemece, davalı tarafından davacı hakkında manevi tazminat davası açılmış olması ve davalının yargılandığı suçtan beraat etmesi gözetildiğinde, reddi hakim dilekçesinde yer alan sözlerin savunma hakkı kapsamında olduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte bulunmadığı benimsenerek istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Karar: Davaya konu edilen iki ayrı dilekçe içeriğinde; davalının davacıya yönelik olarak kullandığı S.Ö. yoğun baskı altında taraflı hareket ettiğini ortaya koyan karar ve davranışları bu olaydan sonra da kendini göstermeye devam etmiştir. Mahkeme Başkanı S. Ö. tüm meslektaşlarının da ifade ettiği gibi nazik, insancıl, yumuşak huylu insandır. Hukuk bilgisi ve mesleki tecrübesi üst düzeydedir. Ama yine tüm meslektaşlarının ifade ettiği gibi S.Ö.'nün yönlendirilmeye ve etki altında kalmaya müsait bir yapısı vardır. ....adil heyetine konusunu bile açmaya cesaret edemediği yasadışı taleplerini S.Ö. pervasızca empoze etmeye cüret edebilmesine de işte S.Ö'ün yönlendirilmeye müsait bu kişilik yapısı neden olmuştur. En ilkel hukuk düzenlerinde bile görülmeyecek bu açık haksızlık davalı yargıcın taraflı tutumunu açıkça ele vermiştir.... Böyle olsa bile bu düşündürücü hadise, davalı yargıcın hukuk dışı niyetlerini ve hukuk dışı davranma eğilimlerini vermiştir. biçimindeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden, bu sözlerin söylenmesini haklı kılacak herhangi bir delil de sunulmamıştır. Şu durumda, Yerel Mahkemece, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMAS1NA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy