(4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Mehmet Erol K. vekili Avukat Mehmet Hasbioğlu tarafından, davalı Ali G. aleyhine 15.11.2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.04.2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından, hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına yayın yoluyla haksız saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar: Davacı, kendisinin Datça İlçesi Belediye başkanı, davalının ise Yarımadanın sesi adlı gazetede Dobra Dobra adlı köşenin yazarı olduğunu, davalının 26.10.2007 tarihinde kaleme aldığı Her zaman Türkoğlu Türk'üz başlıklı köşe yazısında bir Ermeni vatandaşın öldürülmesinden sonra düzenlenen protesto yürüyüşüne katılması sebebi ile özetle ...Yoksa gerçekten Ermeni misiniz? Verilen bu şehitler sizden değil mi?... diye yazarak Ermeni olduğunu ve şehitlere saygı göstermediğini ima edip kendisi hakkında küçük düşürücü ifadeler kullandığını, böylelikle kişilik haklarının haksız şekilde saldırıya uğradığını beyanla tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, haber verme hakkını kullandığını ve bunu yaparken yargı kararları ile belirlenen sınırların dışına çıkmadığını, bir Ermeni vatandaşın ölümü üzerine davacının gösterdiği tepkiyi 37 askerimizin şehit olmasından sonra göstermediğini dile getirdiğini, haberin güncel olduğunu, özle biçim arasında da denge olduğunu, davacının gösteri yürüyüşüne katıldığı, sloganlar attığı ve bu sırada da fotoğraflandığı düşünülürse haberin gerçek olduğunu, davacının yaptığı kamu görevi nedeni ile aynı tepkiyi kendi vatandaşları için de göstermesi gerektiği şeklinde düşüncesini açıkladığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece; davalının kaleme aldığı köşe yazısındaki haberin güncel ve gerçek olmasına karşın veriliş tarzında aşırılığa kaçıldığı, haberin davacının Ermeni olduğu şeklinde lanse edildiği, kamu görevlisi olmakla birlikte Türk vatandaşların ölümünden sonra gösteri düzenlemek gibi bir görevinin olmadığı, Ermeni vatandaşın ölümünden sonra düzenlenen gösteriye davacının katılmakla aşırıya kaçtığının da söylenemeyeceği gerekçesi ile davacının kişilik haklarına haksız bir saldırı bulunduğu kanaatine varılarak dava kısmen kabul edilmiştir.
Dava konusu köşe yazısında yer alan, davacının bir Ermeni vatandaşın ölümünden sonra düzenlenen gösteri yürüyüşüne katılımı kendisinin de kabulünde olup bu yönü itibari ile gerçeklik olgusu mevcuttur. Diğer yandan, davacının gazetenin yayınlandığı ilçede belediye başkanı olması nedeniyle kamusal ilgi de söz konusudur. Davacının aynı tepkiyi Türk vatandaşlarının şehit edilmesinden sonra göstermediği şeklinde değerlendirmelerde bulunması basının kamuoyu oluşturma hakkı kapsamında değerlendirilmelidir. Şu durumda, yazının bütünü itibari ile, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılığın korunduğu, tek bir ifade biçimi nedeni ile hukuka aykırı sayılamayacağı, başka bir deyimle köşe yazısının bütünü itibari ile eleştiri sınırları içinde kaldığı gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına-BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy