(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı A. Ö. vekili tarafından, davalı S. S. ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine 11/11/2004 gününde verilen dilekçe ile hatalı ameliyat nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 12/06/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Davalılardan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'nün temyizi yönünden; dava, hatalı ameliyat nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş. maddi tazminat istemi reddedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, yediği çiğ köfteden rahatsızlanması üzerine gittiği davalı üniversite hastanesinde hastalığının boyutlarının tespiti için diğer davalı doktor tarafından yapılan bacağından parça alınması işlemi sonrasında bacağındaki sinirlerin birbirine dikilmesi nedeniyle bacağını dizinden kapatamaz hale geldiğini, daha sonradan geçirdiği ikinci bir operasyonla sinirlerin birbirinden ayrıldığını; yapılan yanlış bir operasyon nedeniyle ikinci bir ameliyat geçirmek zorunda kaldığından zarara uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davalı doktorun hizmet kusuru işlediği gerekçesiyle manevi tazminattan davalılar müşterek-müteselsil sorumlu tutulmuşlardır.
Davalı Üniversite tüzel kişiliği olan bir kamu kurumu olup, çalıştırdığı personeli diğer davalı doktor da atama tasarrufu ile atanmış kamu görevlisidir. Davalının kamu görevlilerinin eylemleri sonucu üçüncü kişinin uğradığı zarardaki özensizliği hizmet kusuru sonucunu doğurur. Hizmet kusuru sonucu ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesinde görev idari yargı yerine aittir. Bu husus 2577 sayılı idari Yargılama Usul Yasasının 2.maddesinde açıkça belirtilmiştir. Şu durumda, mahkemenin davalı üniversite tüzel kişiliğine yönelik istemi yargı yolu bakımından reddetmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı S. S.'in temyizine gelince; davacı, davalı doktor S. S.'in yanlış yaptığı operasyon sonucu zarara uğradığını iddia etmiştir.
Olayla ilgili mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda "... davalı doktor tarafından yapılan biyopsi işleminin kişinin tedavisine yönelik hasta yararına yapılmış bir işlem olduğu; sol sural sinirin sütüre edilirken boğulmasının bu işlem sonrası gelişen bir komplikasyon olarak değerlendirildiği, hekim eyleminin tıp kurallarına uygun olduğu..." belirtilmiştir. Şu durumda davalı doktorun kişisel kusuru olduğundan bahsedilemez. Davalı S. S. hakkındaki davanın da esastan reddi gerekir.
Mahkemenin anılan yönü gözetmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle davalı Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü yararına, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı S. S. yararına BOZULMASINA; bozma nedenlerine göre davalıların diğer temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan Serdar Söylev'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 09.10.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy