(4721 S. K. m. 38, 1007)
Dava: Davacı Sait Yıldız vekili Avukat Özgür Akdağ tarafından, davalı Maliye Hazinesi ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 19.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 25.03.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 31.03.2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Özgür Akdağ ile karşı taraftan davalılar vekili Av. Gülderen Şahin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kişisel durum sicili ile tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece, üçüncü kişinin ağır kusurunu oluşturan sahte nüfus kimlik belgesi düzenletilmesinin nedensellik bağını kestiği gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
4721 sayılı Medeni Yasa'nın 38. maddesi gereğince, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla, Devlet tarafından ödenir. Yine aynı Yasa'nın 1007. maddesi gereğince de, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.
Davacı, nüfus idaresi tarafından düzenlenen sahte nüfus kimlik belgesi kullanılarak, düzenlenen sahte vekaletname ile kendisine satılan taşınmazın elinden alınması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Dosya içeriğinden, Kulu nüfus idaresi tarafından, gerçekte Hıdır Akdemir olmayan kişiye Hıdır Akdemir'e ait bilgilerin yer aldığı sahte nüfus kimlik belgesi düzenlendiği, sahte belgelerle davacıya satılan taşınmazın asıl sahibi olan Hıdır Akdemir'in tapu idaresi kayıtları arasında fotoğrafının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hıdır Akdemir olmayan kişiye, onun adına düzenlenmiş sahte kimlik belgesi veren nüfus idaresi, işlem yaparken gereken özeni göstermediğinden kusurludur. Taşınmaz satış işlemi yapılırken kullanılan sahte nüfus kimlik belgesi ve sahte vekaletnamedeki fotoğrafları taşınmazın asıl sahibi Hıdır Akdemir'in tapu idaresinde bulunan fotoğrafı ile karşılaştırılmadan işlem yapan tapu idaresi de gerekli ve yeterli incelemeyi yapmadığından sorumludur. Şu durumda, sahte nüfus kimlik belgesi düzenleyen nüfus idaresi ile bu belgeye dayanılarak hazırlanan sahte vekaletnameye göre işlem yapan tapu idaresinin ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy