(4721 S. K. m. 24, 25) (YHGK 28.03.2014 T. 2013/4-768 E. 2014/402 K.)
Dava: Davacı Durmuş Y. vekili Avukat İlker Hasan Duman tarafından, davalı D. Gazetecilik AŞ. ve diğerleri aleyhine 24.04.2007 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.03.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içine istenilmekle, daha önceden belirlenen 7.4.2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Mutlu Tuna Darbaz geldi, karşı taraf davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Kartal Cumhuriyet Başsavcı vekili olan davacı, bir hazırlık soruşturmasında müşteki durumunda olan kişinin, soruşturmayı yapan savcının değişmesi ve soruşturma belgelerinin yetkisizlik kararı verilerek başka bir yere gönderilmesi nedeniyle Adalet Bakanlığı'na şikayet ettiğini, şikayet dilekçesinin bir örneğini de Milliyet gazetesine gönderdiğini, davalıların gerçeği araştırmadan şikayetçinin dilekçesini yayımladıklarını, şikayetçinin kesin yargı içermeyen anlatımlarının kesinmiş gibi yazmak suretiyle öz ve biçim dengesinin de bozulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, haberin Adalet Bakanlığı'nın soruşturma dosyasına uygun olduğunu kabul edilmekle birlikte haber başlığında kullanılan Savcıya Rüşvet Soruşturması nitelemesi ile öz ve biçim dengesinin bozulduğu; ayrıca, olay ile ilgisi olmadığı halde Mehmet Ali A.'yı erken tahliye ederek gündeme geldi yorumu yapılarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu Savcıya Rüşvet Soruşturması başlıklı yazıda M. Yaşar G. adındaki bir işadamının, dolandırılması nedeniyle devam eden bir hazırlık soruşturması sırasında, hemşeri olduklarını söyleyerek davacının evine telefon açtığı, bu kişinin avukatı ile birlikte davacıyı adliyede ziyaret ettiği, davacının dava ile ilgili yardım ve desteğe ihtiyaçları olursa kapısının kendilerine her zaman açık olacağını söylediği, yargının kendisine yardımcı olması karşılığında bir şeyler istediği, dolandırıldığı ve hiç parasının kalmadığını söylediği, bu olaydan sonra dosyada bazı evrakların alınması konusunda ciddi sorunlar yaşadığını belirterek davacıdan şikayetçi olduğu, Adalet Bakanlığı'nın davacı hakkında bu şikayet nedeniyle soruşturma başlattığı belirtilmiştir.
Davacının dava dışı müşteki Mustafa Yaşar G.'ın şikayeti nedeniyle soruşturma geçirdiği, soruşturma sonucunda ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği ancak davacının hizmet içinde güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu anlaşıldığından dosyanın disiplin cezası uygulanması amacıyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacının Cumhuriyet Savcılığı gibi hassas bir görevi yerine getirirken, taraflar karşısında güven duygusunu zedeleyecek davranışlardan kaçınması gerekirken, yetki sınırlarını aşacak ve başsavcının bilgisi ve iş saatleri dışında kendi ev telefonunu kullanarak hazırlık soruşturmasının şikayetçisi ile hemşerilik ilişkisini öne çıkaracak biçimde ilişki kurduğu, tarafsızlığını zedeleyecek biçimde ...soruşturma ile ilgili yardımcı olabileceği bir husus olursa kapısının açık olup her zaman gelebileceği..., ...müvekkillerin avukatlarına her zaman doğruyu söylemeyebilecekleri... yönündeki sözleriyle soruşturma açılmasına davacı, kendi kusurlu eylemi ile yol açmıştır. Haberde davacının isminin daha önce de Mehmet Ali A.'yı erken tahliye ederek gündeme geldiğinin hatırlatılması, okuyucuya davacıyı hatırlatmak için yazılmış bir ayrıntı olup davacıya yönelik olarak saldırı olarak nitelendirilemez. Dosyadaki kanıtlara göre haber görünür gerçekliğe uygundur. Yayının hukuka uygun olması nedeniyle davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddine karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07.04.2009 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy