(1136 S. K. m. 165)
Dava: Davacı Yüksel K. vekili Avukat Fatih Kaplan tarafından, davalı Ali B. ile Cemal K. aleyhine 28.11.2006 gününde verilen dilekçe ile sulh sözleşmesi ile biten dava nedeniyle vekalet ücreti alacağı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.06.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ali B. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Ali B.'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, sulh yolu ile biten dava nedeniyle Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi uyarınca vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalılardan Ali B. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, diğer davalı Cemal K.'nın vekili olarak, davalı Ali B. aleyhine menfi tespit davası açmış, sulh anlaşması nedeniyle takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu aşamada davacı vekaletten azledilmiş olduğundan, alamadığı vekalet ücretini 1136 sayılı Yasa'nın 165. maddesinden kaynaklanan müteselsil sorumluluk uyarınca her iki taraftan istemektedir.
Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi gereğince her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar. Ancak, yazılı ücret sözleşmesi yapılmış olan hallerde müvekkili olmayan tarafın sorumluluğu, kendisinin tarafı olmadığı ücret sözleşmesindeki miktara değil bu sözleşme yapılmamış olsa idi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca söz konusu olabilecek miktardır. Bu durumda davalı Ali Bulut'un müteselsil sorumluluğu sadece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak miktar ile sınırlıdır. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden davalı Ali B.'unda diğer davalı ile birlikte ücret sözleşmesine göre belirlenen vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalı Ali B. yararına BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 06.04.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dava, davacı vekili olarak dava açan ve alacaklı vekili olarak icra takibi yapan Avukatın, yargılama veya icra takibi sırasında asıl olan tarafların haricen sulh ve anlaşmaları sonucu iş sahibi olan davacı veya alacaklı ile yaptığı ücret sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti ile mahkemenin veya icra müdürlüğünün Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre belirleyeceği ücreti alamadığından bahisle, Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesine dayanarak her iki vekalet ücretinden dolayı her iki tarafın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi ile açtığı vekalet ücreti davasıdır.
Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen müştereken ve müteselsilen sorumluluk düzenlemesi, Avukatlık Kanunu'nun 164 ve 166. maddelerinde göz önüne alındığında davacı veya alacaklı olan ve Avukat tutan iş sahibi yönünden her iki vekalet ücretinden, davalı veya borçlu olan karşı taraf yönünden ise sadece mahkemenin veya icra müdürlüğünün Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre belirleyeceği ücretten sorumluluğu gerektirir. Diğer bir deyişle, harici sulh veya anlaşma ile davanın veya icra takibinin sonuçsuz kalması hallerinde davalı veya borçlu olan taraf iş sahibi ile kendi vekili arasında yapılan Avukatlık Ücret sözleşmesinde kararlaştırılan vekalet ücretinden iş sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu değildir.
Zira, mahkemeler veya icra daireleri Avukatlık Kanunu ve ücret tarifesine göre haksız çıkan tarafı sadece Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek bir vekalet ücretinden sorumlu tutabilirler. Her iki vekalet ücreti yönünden her iki tarafın müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması halinde haksız çıkan davalı veya borçlunun ayrı ayrı 2 defa vekalet ücreti ödemesi gibi Avukatlık Kanunu'na ve ücret tarifesine aykırı bir sonuç ortaya çıkar ki ben bu görüşe katılmıyorum.
Sonuç olarak, davanın veya icra takibinin, tarafların haricen anlaşmaları sonucu sonuçsuz kalması halinde iş sahibi ile anlaşma yapan vekile karşı işin niteliğine göre davalı veya borçlu olan karşı taraf sadece Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre mahkemenin veya icra müdürlüğünün belirleyeceği ücretten sorumlu tutulabilir. Her iki ücretten müştereken ve müteselsilen sorumluluk iş sahibine aittir.
Aksi düşünce ve görüşlere katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy