(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava konusu olay sırasında yaralanın F.E'nin maddi ve manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş, F.E'nin anne-babası ve kardeşleri olan diğer davacıların manevi tazminat istemleri reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılardan A.E. ve Z.E, trafik kazası nedeniyle yaralanan F.E'nin anne ve babası olup kendileri için asaleten küçük çocukları için velayeten maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Diğer davacılar ise olayda yaralanan F.E.'nin kardeşleridir. Yerel mahkemece, anne-baba ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde somut olaydaki duruma göre, davacının çocuğunun yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerler, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar doğruda doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda BK'nın 49. Maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de yakınlarının (karı-koca, ana-baba ve çocukları) ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabulü gerekir.
Somut olayda, küçüğün yaralanma derecesi, Adli Tıp Kurumu raporunda belirlenen %10.3 maluliyet oranı ile olayın özellikleri değerlendirildiğinde; anne, baba ve kardeşler yönünden aile ilişkilerinden kaynaklanan kişisel değerlerine doğrudan saldırı bulunduğunun kabulü gerekir. Şu durumda, diğer davacılar yönünden de manevi tazminat istemi koşulları oluşmuştur. Yerel mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeksizin yanılgı gerekçe ile anne, baba ve kardeşlerin manevi tazminat isteklerinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy