(2004 S. K. m. 277)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/09/2007 gününde verilen dilekçe ile kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, ortak alındığını iddia ettiği evin, davalı eşi tarafından danışıklı (muvazaalı) olarak satıldığını ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın aile mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş, karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan E. L. K. tarafından davacı aleyhine 25.01.2005 günü boşanma davası açıldığı, boşanma davasının açılmasından 8 gün önce, 17.01.2005 gününde, davalı E. L. K.'un, üvey kardeşinin eşi olduğu anlaşılan diğer davalı K. G.'e taşınmazın devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı da bu satış işleminin danışıklı olduğunu ileri sürerek tasarrufun iptalini istemektedir. İstemin ileri sürülüşüne göre davanın dayanağının haksız eylem olduğu sonucuna varılmaktadır.
Şu durumda yerel mahkemece, haksız eylemden kaynaklanan davalara genel hukuk mahkemelerinde bakılması gerektiği gözetilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy