(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Ş. T. vekili tarafından, davalı K... Tüketici Finansmanı A.Ş. aleyhine 02/01/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda, mahkemenin görevsizliğine dair verilen 03/03/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı; davalının, davacının kefil olarak göründüğü kredi sözleşmesine dayanarak davacı aleyhine icra takibi başlattığını; oysa davacının böyle bir kefaleti bulunmadığını, bu icra takibi nedeniyle bankadan kredi alamadığını iddia ederek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğunu ve davanın esası yönünden de reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın dayanağının taraflar arasındaki tüketici kredi sözleşmesinin oluşturduğu, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Tüketici Kredi Sözleşmesi'ne kefil olmadığını, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, haksız icra takibi nedeniyle zarara uğradığını iddia ettiğine göre haksız eylem nedeniyle açılan davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy