(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı M. D. vekili Avukat Kamil Nadir Sarılkan tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 26/11/2007 gününde verilen dilekçe ile bilirkişilik ücretinin yükseltilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen 22/04/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı yeminli tercüman olduğunu, Boğazlıyan Cumhuriyet Savcılığı'nın 08.01.2007 gün ve 2006/319 Hazırlık talimatı ile Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen 6 adet CD içindeki Kürtçe konuşma ve kısa mesajların ilk önce Kürtçe deşifresini daha sonra da Türkçe'ye çevirisini yaptığını, 6 aylık sürede 12.770 sayfa tutan işlem için sayfa başı 0,39 YTL'den 5.000,00 YTL ödendiğini, takdir edilen ücretin piyasa rayicine göre çok az olduğunu Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na ve Adalet Bakanlığına bildirdiğini, olumlu cevap alamadığını, hak ettiği ücretin mahkemece tespit edilerek tarafına ödenmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı idare ise, işlemin Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın takdirine dayalı idari bir işlem olduğunu, bu işleme karşın idare mahkemesine dava açılması gerektiğini, davacı ile önceden bir anlaşma yapılmadığını, davacının verilen ücreti kabullendiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemeler ve savcılıklar tarafından bilirkişi seçimi, görevlendirilmesi ve yapacağı işe karşılık verilecek ücretin takdiri adli bir işlemin sonucu olup idari nitelikte bir işlem değildir. Adli işlemler nedeniyle uğranılan zararların ödetilmesi amacıyla açılan davalara da adli yargı yerinde bakılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.03.2009 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy