(818 S. K. m. 55)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat S.Y. tarafından, davalı B...... Mühendislik Petrol Nak. San. Tic. Ltd. Şti ve diğerleri aleyhine 18.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.04.2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan S.Ç. ve U.A. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 Sayılı Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece bir kısım davalılar hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; diğer davalılar hakkındaki istem reddedilmiş; karar, davacı ile davalılardan S.Ç. ve U.A. tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olay ile ilgili olarak yürütülen ceza yargılaması sırasında alınan raporda, davalılardan S.Ç., U.A., M.S.P. ve Y. K.'in 2/8'er oranlarda kusurlu olduklarının belirlendiği, bu kusur oranlarına göre düzenlenen tazminat raporuna göre bu davalıların kusurları oranında sorumlu tutuldukları, diğer davalılar hakkındaki istemin ise reddedildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, hakkında sorumluluk kararı verilen davalılar S.Ç. ile U.A.'ün davalılardan A.... Petrol Gıda Turizm Ltd. Ş.'nin; diğer davalılar M.S.P. ile Y.K.'in ise diğer davalılardan B...... Mühendislik Petrol Nakliyat Ltd Ş.'nin çalışanı oldukları, sorumluluklarını bu Şirketlerdeki görevleri nedeniyle gerçekleşen eylemden doğduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, adam çalıştıran konumunda bulunan bu iki davalı Şirketin de adam çalıştıranın hukuki sorumluluğuna ilişkin Borçlar Yasası'nın 55. maddesi gereğince sorumlu tutulmaları gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek davalılardan A.... Petrol Gıda Turizm Ltd. Ş. ile B......Mühendislik Petrol Nakliyat Ltd. Şti. hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davalılardan S.Ç. ile U.A.'ün tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 10.03.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Uyuşmazlık, tüzel kişiliği olan şirket veya kurumlarda ortak, üye, temsilci ve çalışanların şirket veya kurumun işlem ve eylemleri nedeniyle şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak dava açmalarının veya kendilerine karşı dava açılmasının mümkün olup olmadığı, diğer bir deyişle aktif davacı, pasif davalı husumet ehliyet ve sıfatlarının olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairemiz bilindiği gibi haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarına bakmaktadır. Çoğunluk görüşünün uygulamalarına göre, şayet yukarıda açıklandığı gibi tüzel kişiliği olan şirket veya kurumların yetkilileri, çalışanları haksız fiili bizzat yapmışlarsa veya haksız fiilin meydana gelmesinde söz, imza ve fiilleri ile katkıda bulunmuşlar ise veya haksız fiil nedeniyle kusurlu görülüp ceza mahkemelerince mahkum edilmişler ise açılan hukuk davalarında şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak sorumlu tutulmakta, dolayısıyla bunların pasif davalı ehliyet ve sıfatlarının bulunduğu kendilerine dava açılabileceği kabul edilmektedir.
Ben sayın çoğunluğun bu görüşlerine katılmıyorum. Zira;
Şirket veya kurumların tüzel kişiliği vardır. Bu kişilik fiziki ve gerçek bir kişilik olmayıp hukuken kabul edilen hukuki bir kişiliktir. Tüzel kişilik olarak şirketlerin veya kurumların dava açmaları halinde davacı olma, kendilerine karşı dava açılması halinde ise davalı olma sıfatları, diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri vardır.
Tüzel kişilikleri olan şirket veya kurumların yukarıda açıklanan ortak ve çalışanları tüzel kişi olan şirket veya kurumları oluşturan kişilerdir. Bunlar olmazsa şirket veya kurum tüzel kişi olarak hukuki kişilik kazanamaz. Tüzel kişi olarak şirket veya kurumun aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğunu kabul ettiğimiz takdirde, (hukuken öyledir.) tüzel kişiliği oluşturan şirket veya kurum ortak ve çalışanlarının şirket veya kurumdan ayrı olarak aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Aksi halde bu kişilerin oluşturduğu ve tüzel kişi olarak hukuken kabul edilen şirket veya kurumun varlığını inkar etmiş oluruz. Diğer yandan, hem şirket veya kurumun hem de ortak ve çalışanlarının aktif ve pasif husumet ehliyetlerini kabul ettiğimiz takdirde kendi kendimizle tezata düşmüş oluruz.
Tüzel kişi olarak şirket veya kurumların varlığı hukuken kabul edilirken bunların hukuki işiler gibi fiziki ve gerçek bir kişilikleri olmadığından şirket ve kurumlar işlem ve eylemlerini bizzat yapamayıp ortak ve çalışanları olan gerçek kişiler aracılığı (vasıtası) ile yaparlar. Dolayısıyla tüzel kişi olan şirket veya kurumu oluşturan ve hakiki kişi olan ortak ve çalışanların tüzel kişilik adına yapılan işlem ve eylemler sırasında meydana gelebilecek kasıt, kusur ve kabahatler tüzel kişi olan şirket veya kurumun kasıt, kusur ve kabahatini oluşturur.
Sonuç olarak, tüzel kişi olarak şirket veya kurum adına şirket veya kurumun ortak ve çalışanlarının yapmış olduğu işlem ve eylemlerden dolayı şirket veya kurum yanında veya onlardan ayrı olarak şirket veya kurumun ortak ve çalışanları kendi adına dava açamaz ve kendilerine karşı dava açılamaz ve sorumlu tutulamazlar. Diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri yoktur.
Dolayısıyla, şirket veya kurumun ortak ve çalışanı konumunda olan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi düşüncesindeyim. 10.03.2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy