(818 S. K. m. 18)
Dava ve Karar: Davacı M. Y. T. ve diğeri vekili tarafından, davalı H. S. aleyhine 19/10/2007 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle kooperatif hisse devir sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31/12/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, danışık (muvazaa) iddiasıyla kooperatif pay devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, miras bırakanlarının ölmeden önce, kendilerinden mal kaçırmak amacıyla yapı kooperatifindeki payını davalıya devrettiğini, dava konusu edilmeyen dükkanlarını da dava dışı akrabalarına devrederek davacılara mal bırakmama amacını gösterdiğini belirterek, davalıyla yapılan kooperatif pay devri sözleşmesinin danışık nedeniyle iptalini istemişlerdir.
Davalı ise, davacıların miras bırakan ile yakın arkadaş olduklarını, eczacı olan mirasbırakanın 2004 yılında iflas ettiğini, 2006 yılında lösemi hastalığına yakalandığını, davacı eşin zor günlerinde miras bırakanı terk ettiğini, ona hastalığından birkaç dostu ve kardeşi S.'den başka yardım edenin olmadığını, tedavi sürecinde ekonomik yönden zorlanan miras bırakanın satışa çıkardığı kooperatif payını bedelini ödeyerek, yardımcı olmak amacıyla satın aldığını, az noter harcı ödemek için satış bedelinin az gösterildiğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, miras bırakanın yakınlarına devrettiği mallarına karşın halen borçlarının kapanmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre kooperatif payının gerçek değerinin satış bedelinden çok yüksek olduğu gerekçesiyle, devrin danışıklı olduğu sonucuna varılarak, istem kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacıların miras bırakanı ile davalının yakın arkadaş olduğu, ölmeden önce ekonomik durumu bozulan ve lösemi hastalığına yakalanan miras bırakanın tedavisi sırasında kardeşi S.'in 08/03/2007 gününde miras bırakan hesabına 40.000 YTL gönderdiği, buna karşın miras bırakanın 04/05/2007 günü kooperatif payını davalıya devrettiği, tarafların kabulünde olduğu gibi satış bedelinin düşük gösterildiği, davalı tarafından da doğrulanan 19/05/2007 günlü adi yazılı belgede belirtildiği gibi davalı kooperatif üyeliğinin devri nedeniyle artan 40.000 YTL'nin miras bırakanın kardeşi S.'e verildiği anlaşılmaktadır.
Miras bırakan, satış sözleşmesinden sonra, 21/08/2007 günü yaşamını yitirmiştir. Davalı, orman mühendisi olup davacı tanıkları da davalının dava konusu kooperatif payını aldıktan sonra kendi kooperatif payını sattığını duyduklarını belirtmişlerdir. Şu durumda, sadece satış bedelinin düşük gösterilmesi danışığın varlığını göstermeye yetmediği sonucuna varılarak kanıtlanamayan davanın reddedilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy