(4721 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı İ. M. G. vekili Avukat Mehmet Ali Alan tarafından, davalı T. Medya Yatırım San. ve Tic AŞ ve S. C. aleyhine 18/09/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/05/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 13.08.2007 günlü Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinde, davalılardan Sırrı Yüksel Cebeci tarafından yazılan "İntihar eden belediye başkanı" başlıklı yazıda, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, dava konusu yazının görünür gerçekliğe uygun bir eleştiri yazısı olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan davacının konumu gereği sert eleştirilere katlanması gerektiği, yazıda da davacının sert bir biçimde eleştirildiği, eleştiri sınırlarının aşılmadığı, okuyucunun ilgisini çekmek amacıyla kullanılan bazı sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava konusu köşe yazısında, Ankara'da yaşanan su sorunu, halkın tepkisi ile davacının bu konudaki tutum ve davranışları ile söylemleri eleştirilmiştir. Davacı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olup sert eleştirilere katlanmak zorundadır. Ancak, eleştirinin gerçekleri yansıtıp kamuya duyurulmasında zorunlu ve yasal bir amacı bulunması yanında, onur kırıcı ve küçültücü nitelikte olmamalı, kişinin kişiliğine yönelen söz ve eylemler olmamalıdır.
Somut olayda, su sorunu gibi bir konuda davacının eleştirilmesi son derece doğal ve hukuka uygundur. Ne var ki, yazıda "
yüzsüz Melih Gökçek hala koltuğunda oturuyor
" biçiminde anlatıma yer verilmiştir. Türk Dil Kurumu'na ait Türkçe Sözlükte "Yüzsüz" sözcüğü, benzetme olarak, "utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız" olarak tanımlanmıştır. Eylem ve söylemleri daha uygun bir dil kullanılarak eleştirilebilecekken "yüzsüz" nitelemesi ile eleştirilmiş olması davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Şu durumda yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, eleştiri sınırının aşıldığı sonucuna varılıp davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.11.2009 gününde oyçokluğuyla, karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 09.11.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy