(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı M. E. K. vekili Avukat M. Ali Soysal tarafından, davalı Teryay Yay. ve Mat. Ltd. Şti ve diğerleri aleyhine 23.12.2004 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 28.10.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17.11.2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat M. Ali Soysal geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Dünden Bugüne Tercüman gazetesinin 14 Ocak 2004 günlü sayısında "Karamehmet'in sağ kolu gözaltında" ve 15 Ocak 2004 günlü sayısında "Turkcell Rüşveti" başlıkları altında yayımlanan haberlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, yayının gerçek olduğunu, yargıdaki rüşvet iddialarının kamu yararı gözetilerek haber konusu yapıldığını ve manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, dosyadaki kanıtlar karar vermeye yeterli görülerek istem reddedilmiştir.
Dava konusu yayın nedeniyle Şişli Asliye 2. Ceza Mahkemesi'nin 2005/568 Esas sayılı dava dosyasında davalılardan M. K. hakkında ceza yargılaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 625.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.11.2009 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy