(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat Emine Ayberk'in tarafından, davalı Haluk Atamer Ö. ve diğeri aleyhine 27.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.02.2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. Atamer Ö. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, davacı bakanlık tarafından ödenen zararın sorumlu olduğu iddia edilen kişilere rücu edilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan Haluk Atamer Ö. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idare, Ankara 7. İcra Müdürlüğüne, 25.04.2007 günü 4.301,00 TL asıl alacak ve 2.869,00 TL de faiz ve yargılama giderleri olarak toplam 7.171,00 TL ödeme yapmış ve bu bedelin davalılardan alınmasını istemiştir.
Yargılama sırasında davalılardan Tuncay D. 366,00 TL, İ. Hakkı G., 370,00 TL, Nihat Öz. 110,00 TL ve Yılmaz A. 1.570,00 TL asıl alacak ve her biri ayrıca 270,00'er TL yargılama gideri ve işleyen faizi ödemişlerdir. Bu durumda asıl alacak olarak 4.301,00 TL'nin toplam 2.416,00 TL'lik bölümünün ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece asıl alacağın kalan bölümü olan 1.434,00 TL'nin davalı Haluk Atamer Ö.'den, 1.083,00 TL'nin davalı İbrahim Y.'tan ve 2.869,00 TL'nin davalı Sebih A.'dan da alınmasına karar verilmiş olması ile asıl alacak olarak toplam 7.802,00 TL'nin ödetilmesine karar verilmiş olduğu ve böylece asıl alacağa göre istemin aşıldığı anlaşılmıştır. Bu yanlışlığa ödeme yapan davalılardan bir kısmının, üç kişinin sorumlu olduğu belirtilen zararın yarısını karşılamış olmasına karşın kalan kısım için karar verilirken bu durum gözetilmeksizin kalan kısmın paylaştırılması diğer iki kişi arasında paylaştırılması yerine zararın bu iki kişi arasında ayrıca 1/3'er oranda paylaştırılmış olması neden olmuştur.
Bu durumda yapılması gereken iş; önce zararın oluşmasına yol açan davalıların kusur oranları belirlenmeli, daha sonra her bir davalının kusur oranına uygun zarar tutarları ayrı ayrı saptanmalı ve ondan sonra da her bir davalının sorumlu olduğu tutarın kabulüne karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesine göre istemden fazlaya karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy