(4721 S. K. m. 24, 25) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı R
T
E
ve diğeri vekili tarafından, davalı D
B
aleyhine 23/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.03.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davalı TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan davacı ile ilgili olarak, siyasi ahlaktan yoksunluğun ve kokuşmuş bir zihniyetin ağızlardan itirafıdır. Bu toprakların bugün kanlı terör örgütünün baskısı ile terke hazırlanılması vatana ihanetle eşdeğer bir alçaklıktır. Böylesi bir kirli zihniyet en az PKK kadar bölücü, alçak ve ahlaksızdır. gibi sözler söylemiştir.
Yerel mahkeme bu sözleri ağır eleştiri olarak kabul ederek açılan tazminat davasını ret etmiştir. Dairemizin sayın çoğunluğu da bu kararı doğru bularak onamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan bir kişi hakkında, kim olursa olsun PKK kadar Bölücü, Vatana İhanet Eden derse, bu başbakan olan bir kişi için çok ağır bir suçlamadır. Eleştiri olarak kabul edilemeyeceği gibi, yine davacı olan başbakanla ilgili Alçak, Ahlaksız Ve Kokuşmuş Bir Zihniyet sözleri de kişilik haklarına açıkça saldırı oluşturacak hakaret içeren sözlerdir.
Dolayısıyla, davalının konuşmasında davacı ile ilgili söylenen sözler, eleştiri sınırlarını geçip iftira ve hakaret halini almış olduğundan ve bu hali ile kişilik haklarına saldırı ve hukuka aykırılık gerçekleşmiş bulunduğundan, davanın reddi yerine davacı lehine uygun bir tazminat verilmesi düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluk görüş ve kararlarına katılmıyorum. 29/03/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy