(4721 S. K. m. 369) (818 S. K. m. 60) (5237 S. K. m. 66, 123, 125)
Dava: Davacı Mehmet Kızılöz vekili Avukat Kadir Kurucu tarafından, davalı Metin Dartar ve diğeri aleyhine 25/02/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 15/04/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalılar Metin Dartar ile Jale Dartar'a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer davalı Mert Dartar'a yönelik temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, zamanaşımı nedeniyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılar Metin Dartar ile Jale Dartar'ın 15 yaşındaki çocuğu Mert Dartar'ın telefonda kendisine hakaret ettiğini belirterek, anne Jale Dartar ile baba Metin Dartar'a asaleten küçük Mert Dartar'a velayeten dava açarak manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, baba Metin Dartar ve anne Jale Dartar'a yönelik davanın Medeni Yasa'nın 369. maddesine dayandırıldığı, aile başkanının kusursuz sorumluğuna ilişkin davada ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesinde; zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı kuralı yer almaktadır. Somut olayda, davalı küçük Mert Dartar'ın zarar doğuran eylemi, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 123/1 ve 125/1. maddelerinde düzenlenmiş bulunan huzur ve sükunu bozacak şekilde ısrarla telefonda hakaret suçunu oluşturmaktadır. Şu durumda, olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK 66/e maddesi uyarınca 8 yıldır. Eylem 16.01.2007 günü gerçekleştiğine göre, davalı küçük Mert Dartar'a yönelik davada ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Yerel mahkemece, davalı küçük Mert Dartar'a yönelik işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek anılan davalı yönünden de zamanaşımı dolduğu gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Mert Dartar yönünden davacı yararına BOZULMASINA; davacının diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy