(2577 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 41, 47, 49)
Dava ve Karar: Davacı E. T. ve S. T. vekili Avukat Haydar Eren tarafından, davalı MAK Yol AŞ ve diğerleri aleyhine 17.10.2003 tarihinde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.05.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının, davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yönelik temyiz itirazına gelince; davacı, karayolunun bakım ve onarımındaki eksikliğin zarara yol açtığı iddiası ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Yerel mahkemece, adı geçen davalı hakkındaki istek reddedilmiş; karar, davalılar ile davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü, kamu kurumu olup karayolu yapımı, bakımı ve korunması da kamu yasaları uyarınca kendisine verilmiş görevler arasındadır. Bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan kamu tesisinin yapılmasındaki, kullanılmasındaki veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar; idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan bunların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 tarihli ve 17/15 s. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın II. bendi gereğince tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu nitelikteki davaların ise idari yargı yerinde açılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, onun hakkında da işin esasının çözümlenmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda (2) s. bentte gösterilen sebeplerle davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden BOZULMASINA; bozma nedenine göre adı geçen davalıya yönelen öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 03.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy