(818 S. K. m. 41, 49, 60)
Dava ve Karar: Davacı Hadi Birol vekili Avukat Turgay Özcan tarafından, davalı Halil İbrahim Arslaner aleyhine 12/09/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesi davalıya 19.9.2007 günü tebliğ edilmiş ve 20.9.2007 günlü cevap dilekçesine ek olarak verilen 21.9.2007 günlü cevap dilekçesi ile davalı tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. 20.9.2007 günlü ilk cevap dilekçesi henüz davacıya tebliğ edilmeden ek cevap dilekçesi verilerek zamanaşımı def'i ileri sürüldüğüne, ilk cevap dilekçesi ile ek cevap dilekçesinin birlikte davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığına göre yerel mahkemenin, zamanaşımı def'inin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı biçimindeki değerlendirilmesi doğru değildir.
Diğer yandan; davacı, davalının adı soyadı ve imzasının bulunduğu 11.11.2003 günlü mektup içeriği ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının, 11.11.2003 günlü mektup içeriğindeki açıklamalar ile mektubun davalı tarafından yazıldığını; başka bir anlatımla, haksız eylemi ve haksız eylemi gerçekleştireni bildiği dosyada bulunan ve davacının imzasını da taşıyan 16.1.2005 günlü dilekçe içeriğinden anlaşılmaktadır. Şu durumda yukarıda açıklandığı gibi, davalının süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu benimsenerek Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde belirlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği sonucuna varılmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy