(4721 S. K. m. 441, 468)
Dava ve Karar: Davacı….. ve diğerleri vekili Avukat …… tarafından, davalı …… ve Adalet Bakanlığı aleyhine 16/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili, davalı …. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ..in tüm, davacıların davalılardan …'e yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer davalı Adalet Bakanlığı'na yönelik temyiz itirazına gelince; dava, vesayet altına alınan mirasbırakana ait paranın vadesiz hesapta tutulması nedeniyle uğranılan faiz geliri zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ….. tarafından temyiz olunmuştur.
Doya içeriğinden; davacılardan …..'ın, dava dışı ….’ya vasi olarak atandığı, vesayet mahkemesi hakimi davalılardan …..'in, kısıtlanan kişinin …. Bankası Ulus şubesinde bulunan parasının ……bank Adliye şubesine aktarılması amacıyla yazdığı yazıda paranın vadeli hesaba yatırılması istenmediğinden, ….bank Adliye şubesine aktarılan paranın vadesiz hesaba yatırıldığı vasinin durumu 15 ay sonra fark ederek paranın vadeli hesaba yatırılmasını sağladığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Medeni Yasa'nın 441. maddesine göre “Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.” Aynı Yasa'nın 468. madde gereğince ise “Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur. Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.”
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalılardan Adalet Bakanlığı yönünden işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tüm davalılar yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Adalet Bakanlığı yönünden davacılar yararına BOZULMASINA; davalılardan …'in tüm, davacıların davalılardan ….'e yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)