(2330 S. K. m. 3) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat E. H. Ç. tarafından, davalı B. A. aleyhine 01.12.2008 tarihinde verilen dilekçe ile 2330 s. Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminatın rücuen ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.09.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem sebebiyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 s. Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince ödenen nakdi tazminat ile tedavi giderlerinin haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istek kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 01.01.2007 günü gerçekleşmiş, davacı idare ise 14.07.2008 tarihli Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile 2330 s. Kanun gereğince yaralanan dava dışı görevliye nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem sebebiyle oluşan zarar olay tarihinde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 s. Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıya rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan sebeplerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalının sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar tarihinde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda (2) s. bentte gösterilen sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy