(818 S. K. m. 41, 43, 47)
Dava ve Karar: Davacı M. F. A. vekili Avukat Ferruh Salih tarafından, davalı H. İ. A. aleyhine 22.02.2007 tarihinde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.04.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının sair temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sebebi ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi uyarınca, dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda ve aynı Tarife'nin 10/1. maddesi gereğince de manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, kabul edilen tutar üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir.
Davacının maddi tazminat isteminin tümü ile manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabul edildiği gözetilerek, davacı yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarları üzerinden yukarda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalının sair temyiz itirazlarına gelince;
a- Davacı, geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak 45 tarih yatarak tedavi edildiğini, tam olarak iyileşemediğini, öğrenci olması sebebi ile eğitimi aksadığından okulun 1 yıl uzadığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece, davalının tam kusuru ile yol açtığı trafik kazası sebebiyle %39 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak şekilde yaralanan davacı yararına, yargılama aşamasında sunulan maaş bordrosundaki geliri asgari ücrete oranlanarak belirlenen aylık geliri üzerinden hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminata karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak oluşan iş göremezliği sebebi ile askerliğe elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. İş göremezlik zararının hesaplanmasına ait bilirkişi raporunda davacının zorunlu askerlik süresi hesaplamaya katılmamıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesi vererek, davacının askerlik yapamayacak olması sebebi ile 15 aylık süreninde hesaba katılmasını isteyerek, bu süreyi de kapsayacak şekilde istemini artırmıştır.
Davacı, dava konusu trafik kazasını geçirmemiş olması durumunda, askere giderek askerlik süresi boyunca çalışıp gelir elde edemeyeceğinden, kaza sebebi ile askere gidemeyeceği için davacı yararına askerlik süresi yönünden de meslekte kazanma gücünün eksilmesine bağlı olarak tazminat verilmesi tazminat hukuku ilkeleri ile bağdaşmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, askerlikte geçmesi gereken süre yönünden hesaplanan iş göremezlik zararından da davalının sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından, karar bu sebeple de bozulmalıdır.
b- Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasına ait bilirkişi raporunun 5. bendinde, davacının aylık gelirinin, sunulan maaş bordrosuna göre 880,00.-TL olduğu belirtilmiştir. Davacının pasif döneminde, asgari ücretin üzerinde bir gelir elde edeceği iddia edilip kanıtlanmadığına göre, 2044-2049 yıllarına ait pasif dönem zararının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, aktif dönem sonu geliri üzerinden hesap yapılmış olması bozmayı gerektirmiştir.
c- Davacı, dava dilekçesinde olay gününde öğrenci olduğunu, kaza sebebi ile eğitiminin aksadığını, okulunun 1 yıl uzadığını bildirmiştir. Davacının, 45 günlük geçici ve bu dönemi izleyen sürekli iş göremezlik zararları, dosyaya sunulan maaş bordrosundaki geliri asgari ücrete oranlanarak, olay günündeki asgari ücretin 2,313 katı tutarında geliri olduğu varsayımı ile hesaplanmıştır. Davacı, olay tarihinde öğrenci olduğuna ve okulunu 1 yıl geç bitirip işe girdiğini belirttiğine göre, işe başladığı tarih belirlenerek, olay tarihinde ile işe başladığı tarih arasında geçen sürede uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının kanuni asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir.
Yerel mahkemece, olay tarihinde öğrenci olan davacının asgari ücretin 2,313 katı tutarında geliri olduğu kabul edilerek, buna göre hesaplanan tazminat da davalının sorumlu tutulmuş olması ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda (2) s. bentte gösterilen sebeplerle davacı yararına; (3/a, b ve c) s. bentte gösterilen sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 23.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy