(506 S. K. m. 35, 43) (5283 S. K. m. 4) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı İ. M. ve diğerleri vekili Avukat H. C. tarafından, davalı B. Ş. ve diğerleri aleyhine 04.08.2003-06.04.2004 tarihinde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davada yanlış tedavi sebebiyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların davalı doktorlara yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların sair davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (devredilen SSK Başkanlığı)'na yönelik temyiz itirazına gelince; dava, yanlış tedavi sebebiyle yaralanmadan dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istek reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışan davacılardan İ. M.'nin, doğum sancılan başlayan eşi sair davacı S. Ö. M.'nin SSK Konya Organize Sanayi Doğumevi ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne yatırıldığını, şeker oranı yüksek ölçülen hastanın sair davalı doktorların görevli oldukları tıp fakültesi hastanesine sevk edildiğini, orada gerekli tahliller yapıldığı durumda sezaryenle doğum yaptırılmasından vazgeçilen davacının karnına dirsekle bastırılarak normal doğum yaptırılması sonucu doğan Y. M.'nin omur bölgesindeki sinirlerinin hasar gördüğünü ve kollarının hareket yeteneğini kaybettiğini, davalı doktorların tıp bilimine aykırı davranışları sebebiyle davacılardan Y. M.'nin ömür boyu sakat kaldığını, davalı kurumunda 506 sayılı Yasa'nın 43 ve izleyen maddeleri ile 35. maddesinde belirtilen eş ve çocuklara sağlık yardımı yapılmasına ait düzenlemeler gereğince davalı doktorlar ile birlikte ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müşterek ve müteselsil) sorumluluğu bulunduğunu belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
19.01.2005 tarihli Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 5283 sayılı Bazı Kamu Kurumu ve Kuruluşlarına ilişkin Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı'na ilişkin sağlık birimleri Sağlık Bakanlığı'na devredilmiştir. Aynı Yasa'nın 4/c maddesi gereğince de bu birimlerin sağlık hizmeti sunumundan kaynaklanan davaların Sağlık Bakanlığı'na husumet yöneltilerek yürütüleceği öngörülmüştür. Sağlık Bakanlığı, kamu tüzel kişiliği olup tüzel kişiliğe bağlı olarak kamusal kurallar çerçevesinde islerini yürüten hastanelerin eylem ve işlemleri de kamusal nitelikteki kamu hizmeti kavramı içinde değerlendirilir.
Dava konusu olayın gelişim biçimi ve ileri sürülüşü gözetildiğinde davacıların, kamu hizmetinin görülmesi sırasında, idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesini istedikleri anlaşılmaktadır. Eldeki davanın konusunu oluşturan tedavinin yapıldığı hastane Sağlık Bakanlığı'na devredilmiş olduğundan olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması idari yargı yerinde yapılacaktır. İdarenin hizmet kusurundan doğan tam yargı davası niteliğindeki davaların görüm ve çözüm yeri ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idari yargı yeridir.
Diğer yandan, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.06.2006 tarih ve 2006/27-76 sayılı kararı gereğince 5283 sayılı Kanun uyarınca Sağlık Bakanlığı'na devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu hastaneleri yönünden de idari yargı yeri görevlidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan Sağlık Bakanlığı yönünden, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle davalılardan Sağlık Bakanlığı yönünden BOZULMASINA; bozma nedenine göre bu davalıya yönelik öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacıların sair gerçek kişi davalılara yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 15.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy