(3533 S. K. m. 1) (233 S. KHK. m. 4)
Dava: Davacı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili Avukat M. B. tarafından, davalı Karabük Belediye Başkanlığı aleyhine 02.10.2009 tarihinde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 12.10.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, hemzemin geçitte meydana gelen kaza neticesi ölenin yakınlarına mahkeme kararı gereğince ödenen tazminatın kusur oranında davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davaya hakem olarak bakılacağı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
3533 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idareye ilişkin olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içerisinde bulunanlar, anılan yasada yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.
Davacı, 28.10.1984 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ana statüsü gereğince bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Yasa Hükmündeki Kararname'nin 4. maddesinde de kamu iktisadi teşebbüslerinin bu Yasa Hükmünde Kararname ile saklı tutulan durumlar dışında özel hukuk düzenlemelerine bağlı olduğu belirtilmiştir.
Yerel mahkemece, davacı TCDDY'nin 3533 sayılı Yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığı gözetilerek, uyuşmazlığa genel mahkeme olarak bakılıp işin esasının tetkiki gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 15.02.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyize konu karar 3533 sayılı yasa gereğince hakem tarafından verilen bir karardır.
3533 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre hakem tarafından verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp, aynı yasanın 6/2. maddesi gereğince yalnızca 30 tarih içerisinde kararı veren hakeme itiraz edilmesi mümkündür.
Verilen dilekçe, temyiz dilekçesi mahiyetinde verilmiş olsa dahi bu dilekçe itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek gerekli inceleme hakemce yapılıp bir karar verilmesi gerekir. Bu biçimde verilecek karar aynı kanunun 6/3. maddesine göre kesindir. Kesin olarak hakem tarafından verilen bu kararlar hiç bir gerekçe ile (kamu düzeni gerekçesi ile de olsa dahi) temyiz edilemez. Yalnızca HUMK'nun 427/5. maddesi gereğince yazılı emir yolu ile yasa yararına temyiz edilebilir.
Şu halde;
1- Verilen dilekçe itiraz dilekçesi olarak görülmeyip hakem tarafından dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde, Yargıtay ilgi dairesinin temyiz incelemesi yapmayıp dilekçe üzerine bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili hakeme gönderilmek üzere geri çevirme kararı vermesi gerekir.
2- Verilen dilekçe hakem tarafından itiraz dilekçesi olarak kabul edilip, itiraz konusunda kesin olarak karar verilmesi üzerine bu kararın temyiz edilmesi halinde ise, Yargıtay ilgili dairesinin, kararının kesin olması, HUMK'nun 427/5. maddesi gereğince kesin olarak verilen kararların yalnızca yazılı emir yolu ile yasa yararına temyiz edilmesinin mümkün olmasına karşılık temyiz isteminin yasa yararına bozma olmaması nazara alınarak temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir.
Açıkladığım sebeplerle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 15.02.2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy