(818 S. K. m. 41, 43, 49)
Dava ve Karar: Davacı N. K. vekili tarafından, davalı O. H. ve diğerleri aleyhine 13.07.2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 09.12.2009 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 31.05.2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil N. K. ve vekili geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Emirdağ Devlet Hastanesi'nde diş hekimi olarak görev yaptığını, aynı İlçe'de serbest diş hekimi olarak çalışan davalılardan O. H. ile hasta sevki konusunda aralarında çekişme bulunduğunu, adı geçen davalının muayene için kendisine gelen diğer davalılar T. T. ile D. B.'yı yönlendirerek ve şikayet dilekçelerini yazdırdığını belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, şikayet haklarını kullandıklarını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, şikayet sınırının aşılmadığı, şikayet dilekçesinde kişilik haklarına saldırı oluşturacak sözler bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya içeriğinden; davalılardan T. T.'nun Afyonkarahisar Valiliği'ne verdiği 13.02.2007 günlü şikayet dilekçesinde, diş tedavisi için gittiği Devlet Hastanesi'nde davacının sevk etmesi nedeniyle O. H. tarafından tedavi edildiğini, uzun süreli kullanım amacıyla alt çene protez yapımı için sevkin değiştirilmesi gerektiğini, ancak davacının başka bir hekime yaptırmış olsaydın göz yumardım ama diş hekimi O. H.'na tedavi ettirdiğin için sevki değiştirmeyeceğim dediğini, D. B. tarafından aynı yere verilen 13.03.2007 günlü şikayet dilekçesinde ise; yeşil kartlı olduğunu, diş tedavisi için Devlet Hastanesi'ne gittiğini, dişi uyuşmadığı halde bağırta bağırta dişinin çekildiğini, Hastane'den kovulduğunun belirtildiği, tanık anlatımlarında da; dava konusu edilen şikayet dilekçelerinin, tedavi amacıyla özel muayenehanesine gelen davalılar T. T. ile D. B.'yı yönlendirmek amacıyla davalı tarafından sekreterine yazdırıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; dava konusu şikayet dilekçeleri nedeniyle başlatılan inceleme sonunda davacının sevk uygulamasına aykırı bir işlem yapmadığı, hastalara kasıtlı olarak kötü davranmadığı anlaşılmış; hastaları tedavi ettikten sonra sevk işlemi yapılmak üzere hastaneye gönderdiği, haklı olarak sevk isteminin kabul edilmemesi nedeniyle davacı hakkındaki şikayet işlemini düzenlediği anlaşılan davalılardan O. H., meslek kurallarına uymayan bu davranışı nedeniyle bağlı olduğu meslek odasınca uyarı ve kınama cezası ile cezalandırılmış; davacı hakkında ise işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan, serbest diş hekimi olup sevk uygulamasının yöntemini bilen davalılardan O. H.'nun, davacı ile aralarındaki çekişme nedeniyle, diğer davalıları aracı olarak kullanıp sekreterine yazdırdığı dilekçeler ile davacıyı şikayet ettiği, şikayet konusu eylemler nedeniyle davacı hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığına göre, haksız olan şikayetin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.05.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy