(818 S. K. m. 60) (4721 S. K. m. 1007)
Dava ve Karar: Davacı Y. K. Y. vekili Avukat Ahmet Ak tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 15.02.2008 tarihinde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.10.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki taraflar vekillerince süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ait Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümünün kabulüne ait olarak verilen karar, davalının zaman aşımı savunması yönünden değerlendirme yapılmak üzere bozulmuş, bozmaya uyulup davalının zaman aşımı savunması değerlendirilerek istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, dava konusu taşınmazları 1977 yılında N. Ç.'den satın aldığını, Hazine tarafından açılan 1999/31 Esas s. dava sonunda, bir bölümünün deniz kumluğu olarak tescil dışı bırakıldığını, tapu siciline güvenerek satın aldığı yerin tapusunun bir bölümünün iptal edilmesi sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı yan ise, süresinde ve yöntemine uygun olarak zaman aşımı definde bulunmuş; davacının, tapunun iptal edilmesine rağmen taşınmazları kullanmaya devam ettiğini, tutarın fazla olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, Dairemiz bozma kararı üzerine bozmaya uymuş, tapu iptali ve tescil davasının 28.09.1999 günü kesinleştiği, Giresun Asliye 2. Hukuk Hakimliği'nin 2008/166-214 s. dosyasında aynı nitelikteki davada verilen istemin bir bölümünün kabulüne ait kararın Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi tarafından onandığı gerekçesiyle, davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
1999/31 Esas s. tapu iptali ve tescil davası sonunda davacının 1977'de satın aldığı 239 no.lu parselin 920 m2'lik, 984 no.lu parselin ise 22 m2'lik kısımlarının davacı adına olan tapuları iptal edilerek deniz kumluğu niteliği ile tescil dışı bırakılmıştır. Bu dava 28.09.1999 tarihinde kesinleşmiş, böylece taşınmazların davacının elinden çıkan bölümleri yönünden hukuki sonuç doğurmaya başlamıştır.
Taşınmazlar, davacının elinden 28.09.1999 tarihinde çıktığına göre davacının zararı da bu tarihte doğmuştur. Zaman aşımı süresi, tapu iptali ve tescil dışı bırakmaya ait kararının kesinleştiği günden itibaren işlemeye başladığından, eldeki davanın açıldığı günde, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde ön görülen 1 senelik zaman aşımı süresi dolmuştur.
Başka bir dosyada verilen kararın onandığını gerekçe göstermiş ise de; her davanın kendi koşulları içerisinde değerlendirileceği, zaman aşımı süresinin başlangıcı, süresinde ve yöntemine uygun olarak zaman aşımı definde bulunulup bulunulmadığı, süresi içerisinde zaman aşımı savunması ileri sürülmedi ise davacının buna karşı koyup koymadığı ve zaman aşımı konusunun temyize getirilip getirilmediği gibi olgular ayrı ayrı incelenip değerlendirilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin zaman aşımı sebebiyle reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esası incelenip yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 29.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy