(2004 S. K. m. 88) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı C. Uluslararası Taş. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat F.R. tarafından, davalı Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına izafeten Habur Gümrük Müdürlüğü Habur Gümrükler Başmüdürlüğü aleyhine 15.08.2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.05.2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, icra takibi nedeniyle gümrükte haczedilerek bekletilen araçta meydana gelen zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı idare tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı şirket, icra uygulaması nedeniyle Habur sınır kapısında koruma altına alınan aracın korunmasından sorumlu olan davalı idarenin kusurundan dolayı aracın hurdaya döndüğünü ileri sürerek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı idare ise, haciz ve yakalama istemi üzerine yakalanan aracın teslim alınması ve gereğinin yapılmasının haciz ve yakalama isteyen icra müdürlüğüne bildirildiğini, gümrük işlemleri nedeniyle yakalanan araçların bekletilip korumaya alındığını, ancak üçüncü kişilerin alacakları nedeniyle yakalanan araçların korunmasının yapılmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, icra dosyasındaki haciz ve yakalama istemi üzerine yaklaşık 2 yıl gümrük sahasında kalan aracın davalının gözetim ve denetimi altında iken hasarlandığı gerekçesiyle istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, dava dışı alacaklının, bonodan kaynaklanan alacaklarını alabilmek amacıyla Hatay icra Müdürlüğü'nde 12.02.2004 gününden itibaren birden fazla icra takibi başlattığı; davalı gümrük müdürlüğüne yazı yazan icra müdürlüğünün, dava konusu araçla birlikte başka birçok hacizli aracın yakalanmaları ve trafikten yasaklanmalarına karar verildiğini belirterek, karar gereğince işlem yapılarak sonucundan yazılı olarak bilgi verilmesini istediği; araçla ilgili 23.03.2004 günlü yazı doğrultusunda işlem yapan davalının aracın Habur gümrük sahasında park halinde bekletildiğini ve araçla ilgili gereğinin yapılmasını istediği; 25.10.2005 gününde alacaklının yakalama ve koruma altına almaktan vazgeçtiği; 13.12.2005 günü aracın sınırdan geçişine izin verildiği; davacının 13.02.2006 günü araç üzerinde tespit yaptırdığı; eylemli haczin ise 19.07.2006 günü yapılarak aracın yediemine teslim edildiği; eldeki davanın da 15.08.2006 günü açıldığı anlaşılmaktadır.
İcra müdürlüğünün yazısı gereğince 23.03.2004 gününden tespitin yapıldığı 13.02.2006 gününe kadar gümrük sahasında bekletilen dava konusu araç, icra takibine konu alacağın alınması amacıyla trafik kaydına haciz şerhi konularak, yakalanıp trafiğe çıkışı yasaklanan bir araçtır. Araç, davalı idare tarafından gümrük işlemlerinden kaynaklanan bir yakalama nedeniyle bekletilmemiştir.
İcra ve İflas Yasası'nın 88/2. maddesinde yer alan Diğer taşınır mallar masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır biçimindeki düzenleme gereğince taşınır malların uygun bir yerde saklanması gerekir, icra memurunun haczettiği taşınır mallara eylemli olarak el koyması gerekmezse de, haczedilen malların korunması için gereken önlemlerin alınması, malı borçlunun elinde bırakması veya Adalet Bakanlığı'na ait depo veya garaja, bulunmayan yerlerde ise yediemine teslim etmesi gerekir. Haczedilen aracın gümrük sahasında gözetim altına alınarak parkta bekletilmesi ancak geçici bir süre için söz konusu olabilir. Yasal düzenleme karşısında aracın gümrük alanından alınarak uygun bir yerde koruma altına alınması gerekir. Bu işlemi gerçekleştirmek ise davalı idarenin görev alanına girmemektedir. Kaldı ki icra müdürlüğünün yazısında da böyle bir istek dile getirilmemiştir. Davalı idare, İcra Müdürlüğü'nün yazısı gereğince işlemi gerçekleştirmiş ve bilgi vermiştir.
Zarar, aracı koruma altına almak gibi bir görevi bulunmayan davalı idarenin işleminden değil, icra ve İflas Yasası'nda düzenlenen koruma önlemlerinin alınmamış olmasından kaynaklandığından, İcra Müdürlüğü'nün yazısı gereğince işlem yaparak aracı gümrük sahasında park halinde bulunduran davalının eylemi ile zarar arasında uygun nedensellik bağının varlığından söz edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler ve davalı idarenin eylemi ile uğranıldığı ileri sürülen zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy