(7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Davacı H. Ş. ve diğerleri vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.2004 gününde verilen dilekçeyle ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.11.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; her ne kadar mahkeme kararının kesinleştiği şerhi verilmiş ise de; davalı asile yapılan karar tebliği Tebligat Kanununun 21 inci maddesine ve Tebligat Tüzüğünün 28 inci maddesine uygun bulunmadığından; kararın süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a- Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların desteğinin geliri davacıların iddiaları ve tanık beyanlarına göre belirlenmiştir. Herhangi bir belgeye dayanılmadığı gibi vergi kaydı da bulunmamaktadır. Şu durumda, tanık beyanlarına göre davacının yaptığı iş ve sergi açtığı pazarlar da belirtilmek suretiyle pazarcıların bağlı bulunduğu meslek odasından geliri sorulmalı ve araştırma sonucu elde edilecek sonuca göre destek zararı hesaplanmalıdır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b- Mahkemece hükme dayanak yapılan 16.9.2009 tarihli hesap bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı rapor tarihindeki verilere göre hesaplanmış ve sigorta şirketi tarafından 3.11.2004 tarihinde davacılara yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan düşülerek destek zararı hesaplanmıştır. Oysa, davacılar sigortaca ödenen miktarı hesap tarihinden yaklaşık 4 yıl önce almış olmakla, bu miktarın hesap bilirkişi rapor tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarı tutarında haksız yere zenginleşmiş olacaktır. Bu durumda sigorta ödemesinin yapıldığı tarihten rapor tarihine kadar işlemiş yasal faizi de hesaplattırılıp sigorta ödemesinin işlemiş yasal faiziyle birlikte güncellenerek hesaplanan destek tazminatından düşülmesi gerekir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2/a-b) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozulmasına; diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 26.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy