(818 S. K. m. 41, 46, 47)
Dava: Davacı Z. A. ve diğerleri vekili tarafından, davalı M. Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş. aleyhine 12.4.2007 gününde verilen dilekçeyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.4.2010 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan M. Ş. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı Z. A. 29.4.2006 tarihinde, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki 16 ... ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralanmış, Z. A., maddi ve manevi, diğer davacı eş ve çocuklar babalarının yaralanmasından dolayı yaşadıkları üzüntü ve kaygı sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece Z. A. dışındaki davacıların manevi tazminat talepleri koşulları oluşmadığından reddedilmiş, karar davacılar ve davalılardan M. Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğüyle toplum içindeki yerini koruyan haklar olup bunlar fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerlerini içerir. Sosyal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Kişinin bizzat değil de yakınlarının (karı koca, ana-baba ve çocuklar) yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması halinde sosyal kişilik değerlerinin saldırıya uğradığı bozulduğu, böylece aile birliği içinde korunması gereken bağlılığın zarar gördüğünün kabulü gerekir. Somut olayda, yaralı eşin uzun süre tedavi gördüğü bu sebeple davacı eş ve çocukların psikolojik olarak etkilendikleri, bu olayın yarattığı üzüntü, elem ve acı aile düzeni bozulduğu anlaşılmıştır. Şu durumda eşin ve çocukların da kişilik değerlerinin zarar gördüğü kabul edilmelidir. Mahkemece uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken tazminat isteğinin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın (2) numaralı bentte gösterilen sebeplerle davacılardan G., N. ve N. A. yararına BOZULMASINA, davalının tüm ve davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen sebeplerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy