(2004 S. K. m. 5, 89) (818 S. K. m. 43)
Dava: Davacı A... Yapı İnş. Malz. Taah. Akaryakıt Tic. San. Ltd. Şti vekili tarafından; davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 22.12.2008 gününde verilen dilekçeyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.2.2010 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, İ.İ.K.nun 5 inci maddesine dayalı icra müdürünün hatalı işlemi sebebiyle tahsil edilemeyen icra alacağından kaynaklanan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir, yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, tahsil edilemeyen çek sebebiyle dava dışı borçlusuna karşı icra takibi başlattığını, icra müdürünün dosya hesabını yanlış yaptığını üçüncü kişiye İcra İflas Kanunu 89 uncu maddesi uyarınca gönderilen ihbara alacak miktarının eksik yazıldığını bu sebeple dosyaya eksik ödeme yapıldığını, yanlışlığın sonradan düzeltildiğini ancak bu kez de alacağın tahsil kabiliyetinin kalmadığını belirterek uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, dosya alacağının tahsil edilebilmesi için yasal olan tüm yolların tüketilmediğini, alacağın tahsil edilememesi sebebiyle kusurun davacıda olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacı tarafından dava dışı G... Doğalgaz Isı Sistemleri Mühendislik İnşaat Elektrik Proje Gıda Limited Şirketi aleyhine başlatılan icra takibinde, takip borçlusunun üçüncü kişiden (dosyamızda Ü... A... İnşaat İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) olan alacağı sebebiyle 15.1.2008 tarihinde tebliğ edilen İ.İ.K.nun 89/1 haciz ihbarına dosya borcunun yanlışlıkla 52079 TL yerine 2130 TL yazıldığı, yanlış yazılan bu miktarın dosyaya yatırıldığı, bu kez 19.2.2008 tarihinde tebliğ edilen 89/2 haciz ihbarına takip borçlusunun itiraz ettiği, 1. haciz ihbarının tebliğ olunduğu 15.1.2008 tarihinde takip borçlusunun üçüncü kişi durumundaki Ü... A... İnşaat İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden olan alacak tutarının 43554 TL olduğu anlaşılmaktadır.
İ.İ.K.nun 89/1 inci maddesi uyarınca 1. haciz ihbarının tebliğ olunduğu 15.1.2008 tarihinde dosya borcunun 52079 TL olduğu, takip borçlusu G... Doğalgaz Isı Sistemleri Mühendislik İnşaat Elektrik Proje Gıda Limited Şirketi'nin üçüncü kişi durumundaki Ü... A... İnşaat İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alacağının ise 43554 TL olduğu bu tutardan öncelikle yasa gereği mahsup edilmesi gereken SSK prim borçlarının daha sonra icra dosyasına yapılan ödemenin mahsup edildiği geriye kalan 27759 TL'nin ise zarar kabul edilerek yerel mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Gelişim biçimi yukarda anlatılan somut olayla Sincan 5. İcra Müdürlüğü'nün 2007/50 esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı olan davacının gerek takip sürecinde gerekse haciz ihbarları sırasında diğer bir ifadeyle alacağın doğduğu anda borcun tahsili konusunda yapılması gerekli haciz, istihkak vs, gibi yasal yollara müracaat etmediği diğer taraftan dosya hesabının yanlış çıkarılması işlemine karşı şikayet yoluna da başvurmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde zararın doğumunda davacının bölüşük (müterafik) kusurunun bulunduğu gözetilerek zarar miktarından B.K.'nun 43 üncü maddesi uyarınca uygun bir indirim yapılmamış olması, diğer yandan icra takibinin halen devam ettiği gözetilerek borcun icra dosyasında tahsil edilebilme durumu sebebiyle mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek için verilecek kararın hüküm kısmında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ifadesinin yazılmamış olması doğru görülmemiş bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, 12.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy