(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı R.T.E. vekili tarafından, davalı M. Y. aleyhine 18.03.2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/02/2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının 04.03.2009 tarihinde Kanal Biz Televizyonu'nda yayınlanan 5. Boyut isimli programda,dava dışı A. B. ile yaptıkları diyalog şeklinde geçen konuşmasında, davacıyı bilgisiz ve küstah bir kişi olarak tanımladığını, bu sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı yan ise, kendisi ile dava dışı program konuğu arasında geçen konuşmaların, davacının konuşma üslubuna ilişkin yorum ve değerlendirmeler olduğunu, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını, siyasi eleştiri niteliği taşıdığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının davaya konu edilen sözlerinin program içeriği itibariyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kabul edilemez gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava konusu yayında, davacı hakkındaki kullanılan Çok rahatsız, hem bilgisiz, hem küstahsanız, hakikaten şeklindeki sözler gözetildiğinde, öz ile biçim dengesinin bozulduğu, eleştiri sınırının aşıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sözlerin davacının konuşma üslubuna ilişkin yorum ve değerlendirmeler bakımından gerekli olduğu da benimsenemeyeceğinden, yayında söylenen sözler hukuka aykırı olup davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy