(2004 S. K. m. 97) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı A... İnş. Oto. San Tic. Ltd. Şti. aleyhine 24.7.2007 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.3.2010 tarihli kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.10.2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket adına gelen olmadı, karşı taraftan davacı vekili geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı tarafından, dava dışı Ö... S... Tıp Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında icra takibi yapıldığı; dava dışı şirketin, davacıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğu; davacının mülkiyetindeki taşınmazda yapılan haciz işlemi sırasında, taşınmazın ayrılmaz parçaları niteliğinde bulunan asansör motorları, ısıtma sistemleri ve dış cephesinin haczedildiği; takibin de muvazaalı olduğu ileri sürülerek, maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Mahkemece, haczedilen eşyaların dava dışı borçluya değil; malik davacıya ait bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu eşyalar hakkında davacı tarafından istihkak davası açılmış; Ümraniye 1. İcra Mahkemesi'nin 25.1.2007 gün ve 2006/242 esas-2007/37 karar sayılı hükmüyle istem reddedilmiş ve derecaattan da geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Davalı, istihkak davasında davalı sıfatı ile yer almıştır. İcra mahkemesindeki yargılama sırasında, haczedilen eşyaların eklenti (teferruat) niteliğinde bulunduğu kabul edilmiştir. Eldeki bu davada ise, taşınmazın ayrılmaz parçaları oldukları ileri sürülmüş ve bu sav benimsenerek yazılı biçimde karar verilmiştir.
Kesin hüküm sorunu, öncelikle irdelenmelidir. İ.İ.K.nun 97 vd. maddelerinde düzenlenen istihkak davalarında verilen kararlar, maddi anlamda kesin hüküm oluştururlar. Bu konuda, yargısal içtihatlar yerleşiktir. İstihkak davası sonucunda, davaya konu eşyaların ayrılmaz parça niteliğinde bulunmadıkları tespit edilmiştir. Artık, aynı eşyaların davacının mülkiyet hakkı kapsamında oldukları ileri sürülemez ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunulamaz. Olumsuz dava koşulu anlamında kesin hüküm engeli sebebiyle davanın dinlenilebilme olanağı yoktur. (H.U.M.K.m.237). Mahkemece, kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Hüküm, açıklanan sebeple yerinde görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy