(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı N. A. (kendisine asaleten çocukları E., H. ve U. A.'a velayeten) vekili tarafından, davalı K. A. aleyhine 9.10.2009 gününde verilen dilekçeyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.6.2010 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, trafik kazası sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı hakkında davaya konu eylem sebebiyle taksirle ölüme sebep olmak suçundan Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/31 Esas, 2009/229 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davalının mahkumiyetine karar verildiği ve temyiz edilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği sebebiyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy