(5521 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Davacı A. P. B. ve A. H. A. vekili tarafından, davalı Ö. S. Ö. aleyhine 15.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 07/06/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, D... Uluslararası Taş. ve Loj. AŞ . unvanlı şirkette, müvekkillerinden A. P. B.'ın şirketin genel müdürü, A. H. A.'nın finans müdürü olup, davalının iş yerindeki yöneticileri konumunda bulunduklarını, davalının iş yerinde huzursuzluk çıkardığını, sözlü ve yazılı uyarılmasına rağmen daha da ileri giderek 04.12.2010 tarihinde mailinden davacıların üst yöneticilerine, yönetim kurulu başkanına, yurtdışı denetmen kişiye ve müvekkillerine yönelik hakaret ve iftira içerikli bir şikayet maili gönderdiğini, söz konusu mail yoluyla edilen hakaret ve iftiralar sonucu müvekkillerinin manevi ve ticari şahsiyetlerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü, üzüntü ve elem yaşadıklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, ihtilafın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sebeple görevsizlik verilerek dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesi'ne gönderilmesini isteyerek davanın reddini savunmuştur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur denilmektedir. Dava konusu olaya baktığımızda taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, davacıların işveren vekili olduğu yönünde ise dosyada bir iddia veya veri bulunmadığına göre, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5521 sayılı İş Mahkemesi Kanunu gereğince İş Mahkemeleri görevli değildir. Dava haksız eyleme dayalı olarak açılmıştır. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup taraflar ileri sürmese bile re'sen her aşamada göz önüne alınması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, görevsizlik kararı vermiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy