(818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05/02/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve birleşen dosyada aynı nedenle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/06/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
a) Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, talep kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı F.Ç.'ın idaresindeki araçla, davacılardan N.Ç.'e çarparak sakat kalmasına neden olduğunu belirterek; maddi ve manevi zararlarının ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi tarafından hesaplanan maddi tazminata ilişkin rapor hükme esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, dava konusu olay nedeniyle davalı M.C.'na ait aracın sigorta şirketi tarafından davacı N.Ç.'e 10/10/2007 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu ödeme, 15/04/2011 günü düzenlenen maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarından güncelleştirilmeksizin indirilmiş ve artan bölümden davalıların sorumluluğuna karar verilmiştir. Tazminatın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketlerince yapılan ödeme günleri ile maddi tazminatının hesaplandığı gün arasında geçen süre gözetilerek yasal faizle güncelleştirme yapılmalı ve bunun tutarının da maddi tazminattan indirilerek belirlenen miktardan davalıların sorumlu tutulması gerekirken, böyle bir güncelleştirme ve indirim yapılmamış olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
b) Dosya kapsamından davacıların maddi zararının hesaplanması için alınan hesap raporunda davacı N.Ç.'in maddi zararı hesaplanırken, önce dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödence tutarının indirildiği daha sonra ise kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Halbuki haksız fiilden kaynaklanan tazminat hesabında; önce zarara daha soma tazminata ilişkin belirleme yapılır. Şu halde; tazminata ilişkin hesap raporunda önce kusur indirimi yapılarak gerçek zarar belirlenmeli, sonra güncellenmiş sigorta ödemesi indirimi yapılmalıdır. Sigorta ödemesi tenzilinin kusur indiriminden önce yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harem istek halinde geri verilmesine, 27.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy