(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı S. K. (velayeten M. A., B., M. ve B. K.) vekili tarafından, davalı E.Ü.A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 31.8.2010 gününde verilen dilekçeyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.6.2011 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı tesisinden kaynaklanan taşınmaz değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılama sırasında keşif yapılmış, alınan toprak örnekleri analiz edilmiş ve bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Karara dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, toprak analiz sonuçlarına göre, davaya konu taşınmazlarla kirlenmenin olmadığı şahit toprak örneklerindeki Cr ve Ni maddelerinin bir farklılık göstermediği, bunun nedeninin ise bölge topraklarında bu elementlerin doğal olarak yüksek bulunması gösterilmiştir. Yine, arsenik, kobalt, bakır ve kurşun seviyelerininde aynı düzeyde bulunduğu ve termik santral kaynaklı bir artışın belirlenmediği açıklanmıştır. Uranyum değerleri ve sülfat değerleri yalnızca santrale çok yakın topraklarda yüksek bulunmuştur. Raporun toprak analiz sonuçlarına ait bu belirlemelerden sonra, santral kaynaklı bazı uçucu maddelerin hassas bitki yüzeylerine düşmesiyle çiçeklenme ve meyve tutumunu azaltabileceği ve zarar olasılığı soyut olarak ihtimal şeklinde belirtilmiştir. Toprak analiz raporuna göre davaya konu taşınmazlarla şahit toprak örneklerindeki elementler arasında bir farklılık bulunmadığı belirtilmesine rağmen sonuçta arazilerin değer kaybına uğradığının açıklanması bir çelişkidir. Öte yandan davaya konu arazilerden yalnızca toprak örnekleri alınmış, üzerlerinde yetişen bitki örnekleri ihmal edilmiş, gözlem yapılmamıştır. İnceleme ve rapor yetersiz olup hükme esas alınamaz.
Davalı tarafından işletilen termik santralden çevreye yayılan atıklar nedeniyle, davaya konu taşınmazların tarım toprağı özelliğini kaybettiği ve verim kaybına sebep olduğu ileri sürüldüğüne göre, uyuşmazlığın çözümünde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Ziraat Fakültelerinin toprak, bitki ve tarım ekonomisi bölümlerinden seçilen uzman akademisyenlerle çevre mühendisi ve ziraat odasının davaya konu yerlerle ilgili bilgi ve deneyimi bulunan temsilcilerinden oluşacak beş kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmazlar üzerinde keşif yapılmalıdır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nün toprak incelemeleri için belirlediği örnek rapor ışığında, davaya konu taşınmazlardan analiz için yeterince toprak ve bitki örnekleri alınmalıdır. Taşınmazların en üst tabakasındaki bitki örtüsü sıyrılarak karma (paçal) toprak örnekleriyle ekili arazilerdeki gelişen bitkilerden örnek toplanmalıdır. Yine etki alanı dışındaki arazi ve tarlalardan şahit toprak numuneleriyle santrale komşu arazi ve tarlalardan toprak ve bitki örnekleri analiz için alınmalıdır.
Bitkilerin başak, yaprak ve kökleri yerinde incelenmeli, fitotoksik belirti olup olmadığı gözlemlenmelidir. Taşınmazların yol, yerleşim yeriyle santrale olan uzaklıklarıyla hakim rüzgar etkisi belirtilmelidir.
Toprak ve bitki analizle gözlem sonucuna göre düzenlenecek bilirkişi kurulu raporunda, topraktaki maddelerin çeşitli bitkiler tarafından maksimum alınabilirlik miktarı literatüre göre belirlenen miktarlar gözetilerek açıklanmalıdır.
Santralden salınan maddelerin topraktaki zararlı maddeleri attırıp arttırmadığı, arttırmış ise bu artışın bitkiler tarafından özümleme kapasitesi topraktaki maddelerin toprağın doğal yapısı gereği yüksek olup olmadığı her taşınmaz için somut ve denetime elverişli şekilde açıklanmalı ve sonucuna göre toprağın verimsiz hale gelip gelmediği, tarım vasfını kaybedip etmediği belirlenmelidir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve araştırmayla yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy