(818 S. K. m. 96, 194)
Dava ve Karar: Davacı M. M. Y. vekili tarafından, davalı S. B. aleyhine 23.12.2010 gününde verilen dilekçeyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 1.6.2011 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı 34 ... ... plakalı aracı ruhsat sahibi gözüken A. K. adına vekaleten hareket eden S. Ö.'le yapmış olduğu araç satış sözleşmesiyle noter kayıtlarına güvenerek iyi niyetli olarak satın aldığını, davalının ihbarı sonucu yapılan incelemelerde aracın şase ve motor numarasının değiştirilmiş olduğunun ekspertiz raporuyla tespit edilmesi üzerine, aracın asıl sahibi olan davalıya teslim edildiğini beyan ederek, araç satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece; davalının aracın satımı konusunda yapılan sözleşmenin tarafı olmadığı, davacının ancak ödediği bedeli sözleşmenin taraflarından talep edebileceği, davalıya bu talebini yöneltemeyeceği gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı tarafın 34 ... ... plakalı aracı, maliki A. K.'nin Tekirdağ 2. noterliğince düzenlenen vekaletnameye istinaden vekili S. Ö.'ten Gaziosmanpaşa Noterliğinin 17.8.2009 tarihli araç satış sözleşmesiyle satın aldığı, davalı tarafın şikayeti üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/7603 numaralı soruşturma dosyası kapsamında aracın motor ve şase numarasında tahrifat yapıldığı ve gerçeğinin 59 ... ... plakalı araç olduğunun belirlendiği, 59 ... ... plakalı aracın davalıya ait olması sebebiyle aracın davalıya iade edilmiş olduğu hususları dikkate alındığında; davalı aracın malikidir ve araç kendisine kollukça teslim edilen kişidir. İşin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın husumetten reddi doğru değildir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy