(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı A. H. Y. vekili tarafından, davalılar M. Ö. vd. aleyhine 17/12/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi ve hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/04/2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız icra takibi ve hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalıların, kendisini dava dışı Esrapen isimli mobilya şirketi yetkilisi ile tanıştırdıklarını, bu şirketin ekonomik durumunun bozuk olduğunu bilmelerine rağmen uyarmadıklarını, anlaşma uyarınca dava dışı şirkete mal teslimi karşılığında çekler verdiğini, ancak teslimin yapılmadığını, çekler icraya konulmadan menfi tespit ve çeklerin iptali için dava açtığını, ödeme yasağı konulduğunu, dava dışı şirket yetkilisinin çekleri ciro yolu ile davalılara devrettiğini, icra takibi yapan davalıların ev ve iş yerinde hacizler uyguladığını, küçük düşürüldüğünü, sırf zarar vermek amacıyla haciz istediklerini, çeklerin iptaline karar verildiğini beyan ederek maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiştir.
Davalılar, çeke dayalı takip yaptıklarını, dava dışı şirket yetkilisi ile davacıyı kendilerinin tanıştırmadığını, davacının iddia ettiği hususların gerçek olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalıların gerçekte çeklerin karşılığı olmadığı ve bu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığını bildikleri ve davacı ile alış verişleri de olmadığı halde davaya konu çekleri takibe koyarak ve hacizler uygulayarak davacının işlerinin bozulmasına neden oldukları kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davalıların kambiyo senedine dayalı takip yaptıkları, bu takip nedeniyle davacının ev ve işyerinde haciz yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalıların dava dışı şirketin ekonomik durumunu bildikleri ve davacı ile tanıştırdıkları, yine çeklerin karşılığının olmadığını bildikleri halde devraldıkları hususları ispatlanamamıştır. Bu nedenle kambiyo senedine bağlı yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu söylenemez. Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy