(818 S. K. m. 49) (1086 S. K. m. 91, 95)
Dava ve Karar: Davacı A. D. ve diğeri vekili Avukat A. H. tarafından, davalı H. T. ve diğerleri aleyhine 20/02/2002 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili, duruşmasız olarak davacı Halis Toprak vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27.09.2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
Dava basın yoluyla kişilik haklarına saldırı sebebine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, hükmün verildikten sonra vermiş olduğu 27.06.2011 ve 26.09.2011 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
HUMK. nun 91 inci maddesinde feragatın iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesi olduğu belirtilmiş, 95/1 inci maddesinde de feragatın kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatın geçerliliği karşı tarafın muvafakatına bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanıyla doğurur. Bu nedenle yerel mahkeme kararının, davadan feragat hakkında yeni bir karar verilmek üzere bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy