(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı T... O... Mad. Güv. Sis. İnş. Taah. Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından, davalı T. G. aleyhine 29/01/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/210 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının başlattığı icra takibi nedeniyle kendisine ait maden sahasında bulunan ve madenin çıkarılma faaliyetinde kullanılan malların haksız olarak haciz ve muhafaza işleminin yapıldığını, İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı haczedilemezlik şikayetinin kabul edilerek hacizlerin kaldırıldığını, bu nedenle malların hacizli olarak kaldığı süre içerisinde madende zorunlu bulunan faaliyetlerin temini için yaptıkları masrafların tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Maden Kanunu'nun 40. maddesinde maden faaliyetinde kullanılan her türlü makina ile alet ve tesislere haciz konulamayacağının belirtildiği, yapılan hacizlerde fiilen maden ocağı faaliyetinde kullanılan bir takım iş makinalarına haciz işlemi uygulanması nedeniyle, dışarıdan araç kiralayarak faaliyetin sürdürülmesi için yapılan masrafların tazmini gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, haksız haciz nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bu davada öncelikle davalının icra takibi yapmakta haklı olup olmadığının irdelenmesi gerekir. Davalının, davacıya ait karşılıksız çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı aldırdığı ve davacıya ait bir kısım araç ve mallara haciz konulduğu açıktır. Davacının borcun varlığı konusunda bir itirazı olmadığından, mevcut bir alacağın tahsili için yapılan haczin de haksız olduğu ileri sürülemez. Zira davalının haksız eylemi bulunmayıp yasal alacağını icra takibi yoluyla tahsile ilişkin yasalara uygun talepte bulunmuştur.
Mahkemece, davalının Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulmasını gerektiren bir davranışı bulunmadığından hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 13.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy