(Tapu Sicili Tüzüğü m. 25)
Dava ve Karar: Davacı İ. B. ve diğeri vekili Avukat Mehmet Keskin tarafından, davalı M. Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 01.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03.03.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu kaydında malik olarak adı yazılı kişilerin davacılar olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, adlarına kayıtlı taşınmazlarla ilgili tapuda işlem yaptırmak istediklerinde nüfus kayıt kimlik bilgilerinin önceki tapu işlemlerinde alınmadığından, taşınmazların kendilerine aidiyeti hususunda bir bilgi olmadığından bahisle taleplerinin reddolunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kaydının malik hanesinde ismi geçenlerin kendileri ile aynı şahıslar olduğunun tespitini istemişlerdir.
Davalı açılan davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkemece, Tapu Sicili Tüzüğünün 25. maddesine göre nüfus kimlik bilgilerinin kütükte bulunması gereken zorunlu unsur olmadığı, düzeltilmesi gereken bir hata var ise düzeltme işlemimin idari nitelikli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden, davacıların tek talebinin nüfus kimlik bilgilerinin kütüğe işlenmesi şeklinde olmadığı, davacıların talepleri arasında, tapu kaydındaki kişi ile nüfus kaydındaki kişinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik istemlerinin de olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacılar, adlarına kayıtlı taşınmazlarla ilgili tapuda işlem yaptırmak islediklerinde, nüfus kayıt kimlik bilgilerinin önceki tapu işlemlerinde alınmadığından, taşınmazların adlarına aidiyeti hususunda bir bilginin tapuda olmadığından bahisle taleplerinin reddolunduğunu da belirtmişlerdir. Şu halde davacıların asıl istemi, tapu kaydında yazılı kişi ile aynı kişi olduklarının tespitine yöneliktir.
İdarelerin kimi zaman yersiz ve yanlış uygulamaları, kimi zaman da kayıtların eksik tutulması nedeniyle idarece çözülmesi gereken konularda bile vatandaşlar en son merci olarak mahkemelere başvurmak zorunda kalmaktadır. Eldeki dava da böyle bir durumdan doğmuştur. Davacılar, tapu sicil müdürlüğüne yaptıkları müracaatlarının nüfus kayıt kimlik bilgilerinin önceki tapu işlemlerinde alınmadığından, taşınmazların adlarına aidiyeti hususunda tapuda bir bilgi olmadığından bahisle reddolunduğunu iddia ederek son çare olarak mahkemeye başvurmak zorunda kalmışlardır.
Şu durumda davacıların asıl amacının, tapu kaydında yazılı kişi ile aynı kişi olduklarının tespitine yönelik olmasına göre, delillerin bu çerçevede toplanması ve sonucuna göre idarenin aşamadığı şekilci engeller yıkılmak suretiyle talebin olumlu bir sonuca bağlanma olanağı varken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıdaki açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2010/1214
KARAR NO: 2011/84
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 01/12/2010
KARAR TARİHİ: 03/03/2011
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özelle, Kayseri ili Melikgazi ilçesi Sakarya mah, Seyrani Sokağı 5718 ada 21 parselin müvekkillerinden H. oğlu M. B. adına, aynı yer 5718 ada 22 parselin ise diğer müvekkili H. kızı İ. D. adına kayıtlı bulunduğunu, ancak ancak Melikgazi Tapu sicil müdürlüğünden ifraz-tevhit ve satış işlemi yapmak istediklerinde nüfus kayıt kimlik bilgilerinin önceki tapu işlemlerinde alınmadığından taşınmazın müvekkillerine aidiyetine dair bir bilginin bulunmadığından bahisle taleplerinin reddolunduğunu, müvekkillerinin dava konusu taşınmazların emlak vergisini ödediklerini, elektrik ve su aboneliklerinin bulunduğunu ve taşınmazların fiili kullanımı ve zilyetliğinin müvekkillerine ait okluğunu belirterek tapu kayıtlarındaki nüfus kayıt bilgilerinin eklenerek Kayseri ili Melikgazi ilçesi Sakarya mah. Seyrani Sokağı 5718 ada 21 parselin müvekkillerinden H. oğlu M. B. adına, aynı yer 5718 ada 22 parselin ise diğer müvekkili H. kızı İ. B. adına mülkiyetin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili mülkiyetin tespiti davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, davacıların tapu kayıtlarındaki nüfus kimlik bilgilerinin eklenerek mülkiyetin tespiti talebi olup, dolayısıyla tapuda maliklerin nüfus bilgilerinin eklenmesi talebidir. Tapu sicil tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler, malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Bunlar arasında nüfus kimlik bilgilerinin azalması yer almamaktadır. Tapu kütüğünde zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemeyeceği, tapunun teselline dayanak yapılan işlemde düzeltme gerektiren bir hata var ise bu tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine, o maddedeki koşullar araştırılarak idarece düzeltilmesi gerektiği, somut olayda da davacıların tapuda yazılması zorunlu olmayan nüfus kimlik bilgilerinin eklenmesi olarak istediğinden, idari işlemle yapılması gerektiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
Tapuda bulunması gereken bilgiler tapuda olmakla tapu sicil tüzüğünün 87. Maddesine göre eksikliğin tapu sicil müdürlüklerince tamamlanması gereken hususlarda olduğundan talep idari işlemle düzeltileceğinden davanın REDDİNE,
Harç peşinen alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca takdiren 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Tarafların her biri için kendileri ne gerekçeli kararın tebliğinden itibaren davacı ve davalı için 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri dilekçe ile Yargıtay'a temyiz yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 03/03/2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy