(2918 S. K. m. 109) (5237 S. K. m. 85) (818 S. K. m. 60)
Dava: Davacı V. ve İ. vekili Avukat H. T. tarafından, davalı İ. aleyhine 26/10/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 14/01/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca olayda 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacağı, davacıların oğullarının ölümünü öğrendikleri gün ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan istem zamanaşımı nedeni ile reddedilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/2. maddeleri gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Dava konusu olay, olay gününde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 85/1. maddesinde tanımlanan taksirle bir kimsenin ölümüne yol açmak olup desteğe çarparak ölümüne neden olan davalı hakkında uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı yasanın 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıldır.
Desteğin ölümüne yol açan trafik kazası 21.07.2007 günü gerçekleşmiş, eldeki dava ise 26.10.2010 günü açılmıştır. Şu durumda, davanın açıldığı günde BY 60/2 ve KTK 109/2. maddeleri uyarınca (uzamış) ceza zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilmez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, zamanaşımı savunmasının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy