(5680 S. K. m. 16)
Davacı T. İ. Bankası AŞ. vekili Avukat A. T. vd. tarafından, davalı Tasfiye Halinde U. Basın Gaz. ve Mat. AŞ'yi temsilen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve diğerleri aleyhine 17.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda: davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.12.2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar S. S. A. ve A.C. K. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş: hüküm, davalılar S.S.A. ve A. C. K. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili S. gazetesinin 19.12.2002 nüshasının 5. sayfasında davalı A.C.K. imzalı İş Bankasının İşleri isimli köşe yazısında müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili mizahi eleştiri yapıldığını, davacıların kişilik haklarına saldırı da bulunulmadığını, haber değeri olan eylemin eleştiri yapıldığını, bankanın özel teşebbüsün ticari alanına müdahale eyleminin eleştirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalıların ifade tarzlarının adeta karalama kampanyasına dönüştüğü, açıkça kişilik haklarına saldırı amaçlanmış şekilde ifade kullanıldığı S. S. A.'m olay tarihinde yürürlükte bulunan 5680 sayılı Basın Kanunun 16. md gereğince yazı işleri müdürü olarak sorumlu olduğu, davalı U. Basın gazetecilik hakkındaki davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile davalılar
S. S. A. ve A. C. K. hakkında davanın kısmen kabulüne, diğer davalı U. Basın Gazetecilik hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu yayında, davacı İ. Bankası'nın S. gazetesinin Adana'daki matbaa tesislerini alması üzerine, davacı Bankanın daha önce verdiği kredileri alamayınca da kredi borçlularının işyerlerini satın aldığı ve çalıştıramayıp zarar ettiği, halktan aldığı mevduatı değerlendiremediği hususlarında davacı bankanın söz konusu eylemleri ile ilgili davalı yazarın görüşleri aktarılmıştır.
Dava konusu yazı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bankaların bankacılıktan ziyade ticaretle iştigal ettikleri, yanlış uygulamaları sonucu geri dönüşü olmayan krediler verilerek, kredi borçlularının malları ve mülklerinin zoraki alıcısı olmak zorunda kaldıkları hususlarında eleştiri yapıldığı, hukuka aykırılık unsuru taşımadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy