(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Y. Z. vd. vekili tarafından, davalı Milli Savunma Bakanlığı vdl. aleyhine 25/07/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili duruşmasız olarak incelenmesi diğer taraflarca süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/06/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı hazine vekili geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar ile davalılardan K. D. ve E... İnşaat ve Yapı Malzemeleri Yakacak San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan Milli Savunma Bakanlığı'nın temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacılar, davalı K. D.'a ait aracın destek O. D.'ye ait araca çarparak desteklerinin ölümüne neden olduğundan olayda kusurlu bulunan K. D. ile plakası ve kullananı belli olmayan askeri aracın maliki olduğu düşüncesiyle Milli Savunma Bakanlığı aleyhine davayı açmışlardır.
Davalı Milli Savunma Bakanlığı görev ve yetki itirazları ile zamanaşımı def'inde bulunmuş, aracın kendilerine değil, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'na ait olabileceğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme, davayı Milli Savunma Bakanlığı yönünden de askeri aracın işleteninin kim olduğu belirlenememişse de, sonuç itibariyle bu araçların devlete ait olduğu, davalı bakanlığın aksi yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle kısmen kabul etmiştir.
Dosyadaki belgeler ve olayı gören tanık beyanlarına göre olaya neden olan askeri aracın lacivert renkli, binek tipi ve üzerinde jandarma yazısı bulunduğu, Jandarma Genel Komutanlığı'na ait araçların üzerinde bulunan jandarma yazısı ve amblemi gibi ibarelerle diğer askeri araçlardan ayrıldığının komutanlık yazısında belirtildiği gözetildiğinde aracın İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'na ait olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak davacıların istemi, olaya neden olan askeri aracın işleteninin sorumlu tutulmasına yönelik olduğundan davanın husumetten reddi gerekmeyip bu yönün temsilcide yanılma niteliğinde olduğu gözetilerek İçişleri Bakanlığı'na tebligat çıkartılarak onun huzurunda yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek aracın malikinin devlet olduğu gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığı hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Kabul biçimine göre de, davalı bakanlığın harçtan muaf olmasına rağmen harçla yükümlü tutulması doğru değilse de, hüküm adı geçen davalı lehine bozulduğundan bu konu bozma nedeni yapılmayarak yerel mahkeme kararı eleştirilmekle yetinilmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı Milli Savunma Bakanlığı yararına BOZULMASINA, davacılar ile diğer davalıların temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı Milli Savunma Bakanlığı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, 19.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy