(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı H. D. (Kendine asaleten çocukları S. ve S. D.'a velayeten) tarafından, davalı S.S. Ö... Yapı Koop. ve diğerleri aleyhine 14.1.2000 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı A. A., M. Ç. hakkındaki davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 4.5.2011 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacıyla davalı SS Ö... Yapı Koop, vekiliyle davalı M. T. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, 17 Ağustos 1999 depremi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, bir kısım davalılara yönelik istemin husumet sebebiyle reddine, bir kısım davalılara yönelik istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılarla davalı SS Ö... Yapı Kooperatifiyle M. T. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, 17 Ağustos 1999 depreminde desteklerinin ölümü ve sahibi bulundukları bağımsız bölüm dairenin yıkılması sebebiyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
a- Dosya içeriğinden, davacıların yargılamanın bir bölümünde kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdikleri, vekile ait vekaletnamenin dosyaya konduğu, vekilin duruşmalara katılarak savunma yaptığı anlaşılmaktadır. Şu halde, karar gününde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacılar yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
b- Davacı H. D., aynı hukuksal nedene dayanarak ve eldeki tazminat dosyasındaki maddi ve manevi tazminat miktarlarıyla aynı olacak şekilde dava dışı Gölcük Belediye Başkanlığı ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine Kocaeli İdare Mahkemesi'nin 2005/2131 esas ve 2008/729 karar sayılı dosyada açtığı davada; davacı yararına ölen eşi sebebiyle 5000TL, ölen kızı sebebiyle 5000 TL olmak üzere 10000TL manevi tazminata karar verildiği, kararın temyiz aşamasında olduğu, dosya arasına giren bilgi ve belgelerden hüküm altına alınan tazminat tutarının davacıya ödenmediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, davacı H. D. kendisine asaleten çocukları S. B. ile S. E. D.'a velayeten manevi tazminat isteminde bulunmuş, 12.6.2009 tarihli dilekçede; 50000TL manevi tazminat isteminin 20000TL'sini kendisine asaleten, 15000'er TL'sini ise çocukları için velayeten istediğini açıklamıştır. Kocaeli İdare Mahkemesince yalnızca davacı H. D. yararına manevi tazminata karar verildiği çocuklar yararına manevi tazminat istenmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, yerel mahkemece davacı H. D. yönünden idare mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi diğer yandan davacılar S. B. ve S. E. yönünden olayın oluşuna göre ölen anneleri ve kardeşleri sebebiyle uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
c- Davacılara, Gölcük Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, ölüm yardımı, konut yardımı ve barınma yardımı yapıldığı yapılan bu yardımın hesaplanan gerçek zarar tutarından mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu ödemeler rücuu edilebilir nitelikte olmayıp, mahsubu gerektiren ödemeler değildir. Bu sebeple zarar tutarından mahsup edilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ss Ö... Yapı Kooperatifiyle M. T.'un diğer temyiz itirazına gelince; Davacılar dava dilekçesi ve 25.3.2004 tarihli dilekçe içeriğiyle 5000TL eşya zararının ödetilmesini istemiş, bu miktarı 14.9.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle 7000 TL'ye çıkarmıştır.
Yerel mahkemece, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı kabul edilmekle birlikte bilirkişi tarafından hesaplanan ve haksız eylem tarihi itibariyle 7070TL olan eşya zararı üzerinden kaçınılmazlık indirimi yapılarak ve oluşan tutarın da dava dilekçesindeki talebin altında kaldığı belirtilerek 4949 TL eşya zararına karar verilmiştir.
Eşya zararına yönelik dava dilekçesinde istenen 5000 TL üzerinden kaçınılmazlık indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan 7070 TL üzerinden indirim yapılmak suretiyle karar verilmiş olması H.U.M.K.74. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bu yöndeki istek kalemi aşılmıştır. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2/a, b, c) numaralı bentte açıklanan sebeple davacılar yararına, (3) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı SS Ö... Yapı Kooperatifiyle M. T. yararına BOZULMASINA, davacıların ve davalı SS Ö... Yapı Kooperatifiyle M. T.'un diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde iadesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy