(4489 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 43, 44, 50, 51)
Dava: Davacı T.C. Ziraat Bankası Talas Şubesi vekili tarafından, davalı N. M. ve Ö. A. aleyhine 22.6.2006 gününde verilen dilekçeyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.4.2011 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
a- Dava haksız eylem sebebiyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen kararın dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyarak istemi kabul etmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, bankada öğrenim kredisi hesabı bulunan bir kısım öğrencilerin hesaplarından bilgileri dışında haksız olarak para çekilerek zimmet suçu işlendiğini, zimmet tutarının 28.705,00 ytl olduğunu, banka müfettişi incelemesine göre zimmetin davalıların sorumluluğu altındaki kartların gizli kalması gereken şifreleri kullanılarak gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların zimmetten malen sorumlu olduklarını belirterek gerçekleşen zararın 4489 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak faiz ve BSMV'si ile birlikte davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar ise, zimmetin sorumlusunun servis görevlisi M. Y. olduğunu, müfettiş raporuna göre banka amir ve müdürü ile bir kısım personelin malen sorumluluğundan söz edilmesine karşın davanın yalnız kendilerine yöneltilmesinin haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, müfettiş raporu ve dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre davalılar hakkında açılan davanın reddine dair verilen ilk karar dairemizin 16.3.2009 gün ve 2008/8312-2009/3852 Esas Karar sayılı ilamı ile
Dosya içinde bulunan Talas Şubesi Görev Dağılımı belgesine göre, davalılarla birlikte dava dışı Ş. K.'nün bankkartların kargodan teslim alınmasından, güvenli bir şekilde muhafaza edilmesinden, şifrelerle bankkartların kayıtlara intikalinden ve müşterilere teslim edilmesinden sorumlu oldukları ve ilgili personelin iş bölümü cetveli altında imzalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. B.K.nun 50. ve 51 inci maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar gören dilediği takdirde zarardan eyleme katılanların birisinin, birkaçının veya tamamının zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteyebilir. Bu durumda; davalıların görev ve sorumlulukları altında bulunan banka kartlarının sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında, dava dışı M. Y. tarafından aktif hale getirilerek zimmetine para geçirmesi eyleminde dayanışmalı sorumluluklarının bulunduğunun kabulü gerekir. Davalılar dışında zimmet eyleminden dayanışmalı olarak başka sorumluların da bulunması davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacı bankanın zararının kapsamı belirlenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir... denilerek karar bozulmuş, yerel mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilerek, davacının zimmet sebebiyle uğradığı zararın reeskont faizi ve BSMV'si ile birlikte tutarını hesaplayan bilirkişi görüşü uyarınca istemin tümü kabul edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalılar tacir olmayıp, davacıyla aralarında bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. Şu durumda asıl alacak tutarının ancak yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilebileceği gözetilmeden reeskont faiziyle birlikte ve bankacılık ve sigortacılık işlemlerinin tümünden doğan ve bu işlemlerin miktarları veya gelirleri üzerinden hesaplanan ve mükellefleri banka, bankerler ve sigorta şirketleri olan banka sigorta muamele vergisi (BSMV) ile sorumlu tutulmuş olması da; usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b- Davacı bankanın zararına sebep olan eylem Kayseri Talas şubesinde gerçekleşmiştir. Olaydan sonra yapılan teftiş raporunda açıkça şube yönetiminde zaafiyet bulunduğundan söz edilmektedir. Davalılar banka kartlarının kargodan teslim alınmasından, güvenli bir şekilde muhafaza edilmesinden şifrelerin ve banka kartlarının kayıtlara intikalinden ve müşterilere tesliminden sorumlu iseler de bundan başka görevleri de bulunmakta olup şubede 20.000'e yakın banka kartı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bankacılık işlemlerinin denetimindeki zorluk ve işlerin yoğunluğu, davalıların eylemlerinden kişisel bir yarar sağlamamış olmaları, davacının öğrenim kredisi hesaplarına dair banka kartlarını hesap sahibinin isteğini aramaksızın düzenleyerek şubeye göndermesi, kartların şubede güvenli şekilde saklanması konusunda yeterli fiziki ortamı sağlamaması nedenleriyle davacının da zararın doğmasına ve artmasına kendi eylemiyle katkıda bulunduğunun kabulü gerekir.
Şu durumda, davalıların sorumlu oldukları zarar kapsamından B.K.nun 43. ve 44. maddesi uyarınca önemli ölçüde indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2/a-b) numaralı bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalıların öteki temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen sebeple reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy