(2709 S. K. m. 40, 129) (657 S. K. m. 13) (YHGK 01.02.2012 T. 2011/4-592 E. 2012/25 K.)
Dava: Davacı T. E. vd. vekili tarafından, davalı Sağlık Bakanlığı vd. aleyhine 16/02/2012 gününde verilen dilekçe ile yanlış tedavi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan yargı yolu yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen 13/06/2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Davacılar, Sağlık Bakanlığı ve davalı hekimden yanlış tedavi sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemiştir;
Mahkemece davaya bakma yetki ve görevi idare mahkemesine ait olduğundan her iki davalı yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı Sağlık Bakanlığı hakkında verilen görevsizlik kararı doğru ise de; davalı hekim yönünden ise sorun, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken, kişilerin zarar görmesi halinde, zarar görenin kamu görevlisinin şahsına karşı açtığı davada, kamu görevlisinin hizmet kusurundan ayrılabilen kişisel kast ve kusurunun araştırılmasına gerek olup olmadığı ve netice itibariyle davanın esastan mı? yoksa husumetten mi? reddine veya kabulüne karar verileceği ve bu konuda yorum yolu ile sonuca ulaşmanın ve uygulama yapmanın mümkün olup olmadığına ilişkindir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K. 13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; davacılar, Edremit Devlet Hastanesi doktoru olan davalının, bu görevi sırasında görevini gereği gibi yapmaması nedeni ile zarara uğradıklarını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmektedir. İstemin niteliğine göre mahkemece davalı hekim yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 28.11.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemiz kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy