(2577 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı C.D. vd. vekili tarafından, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine 27/12/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/04/2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, dava dışı sürücünün kullandığı araçla dönüş yaptığı sırada çocukları S.O.D.'ya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, çocuklarının % 14,3 oranında malul kaldığını, Adli Tıp raporuna göre dava dışı sürücünün kazanın oluşumunda % 80 kusurlu olduğu, yol kenarına bırakılan mucurun kazanın oluşumunda % 20 etkisinin olduğunun bildirildiğini, dava dışı sürücü %80 kusuruna isabet eden maddi ve manevi tazminatın önceden açtıkları dava ile hüküm altına alındığını belirterek davalının % 20 kusuru nedeniyle maddi ve manevi zararın davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü bir kamu tüzel kişisidir. Davalının eylem ve işlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Yerel mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy