(2918 S. K. m. 85, 90, 106, 110)
Dava: Davacı M. K. ve diğeri vekili tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 31.01.2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine dair verilen 29.06.2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı İç İşleri Bakanlığına ait araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığını, zararlarının işleten sıfatı ile davalı idare tarafından karşılanması talep etmiştir.
Davalı, davaya konu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının askeri aracın devrilmesi sonucunda yaralandığı ve davanın çözüm yerinin Askeri İdari Yargı olduğu kabul edilerek, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 106. maddesinde Genel ve katma bütçeli kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyelere ve kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır denilmektedir. Anılan yasanın sekizinci kısmının İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı birinci bölümünde yer alan 85-90. maddelerinde, motorlu araçların trafik kurallarına ve gereklerine aykırı davranışları sonunda meydana gelen zararlar nedeniyle gerçek ve özel kişilerle, kamu tüzel kişilerinin ayrım yapılmadan aynı sorumluluk kurallarına bağlı olmaları ön görülmüştür. Bu düzenleme itibariyle yasa, kamu idare ve kurumlarına ait ve bu arada kamu hizmetine tahsis edilen motorlu araçların verdikleri zararlardan dolayı, trafik olaylarından doğan zararların özelliği gözönünde tutularak, kamu idare ve kurumlarının özel kişilerle eşit şartlarda aynı esaslara göre sorumlu tutulması gereğini ifade etmiştir. Aynı şekilde anılan yasanın görev ve yetkiye ilişkin 11.01.2011 tarihinde değişikliğe uğrayan 110. maddesinde işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. şeklinde ifade edilmiştir. Yasanın anılan bu hükümleri karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idare, kamu hukuku kurallarına göre değil, işleten sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabilecektir. Bu durumda, askeri aracın verdiği zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeksizin yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy